ÇEKİK GÖZLÜ İNSANLAR

25 yaşındayım, iyi bir izleyiciyim. Kendimi Amerikan yapımı olmayan görsellere asla kapatmam, açarım hatta. Uzaylıların hep Amerika’ya inmesi, bütün dünyayı nihai sondan steroidle şişirilmiş eski asker olduğunu öğrendiğimiz bir Amerikalı’nın kurtarması, böyle kısık kısık bakan tehlikeli erkeklere aşık olan kadınlar… Sıkıldık yani. Döndür döndür aynı şeyler. Bir adam -kim olduğunu hatırlamıyorum ama sinema tarihi için önemli biriydi- ‘dünya üzerinde toplam 7 senaryo var. İzlediklerimiz bunların türevleri.’ demişti. Alnından öpesim var onu. 🙂 Artık Hollywood Yeşilçam’ı geçti yahu. Oyuncuların seksapeli üzerinden film sattırıyorlar. Bir sinema sever olarak, arada çıkan güzel filmlerin hakkını yemeden Hollywod’a ve yapımcılarına sitem ediyorum. Bİr sonraki sitem kendime. Asya’da koca bir sinema sektörü varmış yahu. Ben yaşım 25 olana kadar nasıl farketmedim bunu 😦

Asya’da var tabi de sanki Güney Kore’nin ayrı bir yeri var.  İlk Kore filmim ‘My Sassy Girl’ dü. Bir rastlantı sonucunda buldum filmi de. İzlemek pek istemiyordum. Benim Özbek kökenli yakın bir arkadaşım var. Çekik gözlü kendisi. Sokakta yürürken ‘Çapon!’ gibi yorumlara, laf atmalara hatta maruz kalırdı. Bana içinde çekik gözlü oyuncuların olduğu filmleri izlettirmezdi. Garipti. Seneler sonra o başka üniversiteye ben başka bir üniversiteye gittik. Ben senelerin baskını anca anca atabiliyorum 🙂 Benim Haşin Kızım’ı izlediğimde nekadar güldüğüm hatırlamıyorum. Kızın haşinliğine, çocuğa vuruşuna, ‘YA!!!’ diye bağırışlarına… Ardından, baya sonra, Speedy Scandal geldi. Onda da baya eğlenmiştim. Ardından diziler geldi. 🙂 Tadıdan yenmiyorlar. 🙂 En son Finding Mr. Destiny. Yani çok da farklı bir konusu yok ama ayrı bir tadı var filmin. Çift dinamiği, olaylara tepkiler, ifadeler. Eğlenceli bir film. Zaman zaman gözleri de sulandırmıyor değil. Esas kızın tren istasyonunda bir şeyler yerken gözlerinin sulanmasından çok etkilenmiştim. Bana da olur bazen. Olmıycak bir yerde, olmıycak birşey yaparken gözlerim sulanır. O gözyaşlarını saklıycam diye yüzlerce kalori yakarım. 🙂 Kadın olmak ve de hormonlar sanırım.

Bu gece nöbet var. Nöbette ‘İlk Aşk’ var. Hakkımızda hayırlısı artık. Vede dip not: Şu güzelim filmlerin Amerikan versiyonunu yapıp milleti filmlere küstürmeyiiiinnnn üleeennn

Reklamlar

ZAZ…

Sempatik bir kadın, Fransızca, buğulu bir ses, neşeli şarkılar… Zaz sokak şarkıcısıyken birden albüm çıkarmaya karar vermiş olabilir. Sanki sadece eğlenmek için müzik yapma duygusunu hiç kaybetmemiş gibi. Tek kelime bilmeden bile şarkılarında oldukça eğleniyorum. Ellerinden, gözlerinden hatta alnından öpesim var. Bana sempatik gelmesinde bir neden de zat-ı şahanenin bende  ‘rakıları her akşam kaymak gibi akıtmış boğazdan da, sesi o yüzden biraz buhulu’ duygusu yaratması olabilir. Kim bilir. Hani çirkin kadınalrın bir garip güzelliği olur ya, çekiciliği. bu kadında öyle sanki.

http://kulagakacan.blogspot.com/search?q=zaz

adresinden kolaylıkla ulaşılabilir. Şimdiden iyi dinlemeler

Güzel bir haftasonu; Kuşadası.

Güzel bir haftasonu. Hava güzel, neşem yerinde.

Eski arkadaşlarla Ada’ya da gitmişim.

Her adımda gülüyoruz, geriye dönüyoruz, gülümsemelerimizi büyütüyoruz. 🙂

Seviyorum ben bu bayrağı. Rengini, hilalını, yıldızını.

Nerede görsem fotoğrafını çekesim geliyor.

Kuşadası belediyeside, koçlar gibi, dikmiş meydana. Ellerine sağlık.

Aydınlılar Kuşadası’na Ada diyorlar. İlk duyduğumda garipsemiştim, şuanda gayet kolay ve yerinde olduğunu düşünüyor ve de kullanıyorum. Ada’yı 🙂 gezdik, tozduk, güldük, oynadık. E, acıktık doğal olarak. Ne yesek, ne içsek derken bir arkadaş telefonla yardımımıza yetişti ve bizi balık halinin yanında bulunan balık restorantlarına yönlendirdi. Ekmek arası Mezgit, sen Allahın bir lütfusun. 😀 Birde hayatımda ilk defa midye yedim. Mahalle baskısı buna denir, yemem için ellerinden geleni yaptılar. Güzelmiş ya, tahmin ettiğim kadar iğrenç değilmiş. Hatta bugün başka arkadaşa ilk defa yediğimi anlatırken ağzım bile sulandı. İlerde midye tezgahı buldukça 20-30 tane yiyenlerden olabilirim. 🙂

Haftasonunu yazmak bile neşe seviyemi arttırdı. Mutluluğumun devamını diliyorum. Güzel haftasonlarımın sonu gelmesin umarım. Bu fotoğraflarda ki zafer işaretide Kore’nin etkisi 🙂

Çocukluk

Çocukken ben, annem dünyaya ‘dur !’ dese dünya onu dinler ve durur sanardım. O en güçlüydü, en büyüktü. Bana ‘oyuncaklarını topla.’ derdi, bende odama gidip oyuncaklarıma, özellikle odamın heryerine dağılmış hayvanat bahçemin üyelerine,  ‘Herkes yerineeee.’ derdim. Oyuncaklarım beni dinlemeliydi, ben ikinci en güçlüydüm. Oyuncaklarımın beni dinlemediğini, dağınıklığımı yorularak topladığımın farkına vardığımda anladım.  🙂 Bu reklamı ilk izlediğimde aklıma ilk düşen düşünce oyuncaklarım ve bendim. 🙂 Saçma sapan yorumlar okudum, VW’nin Nazi kökeni ile Dart Vader’in ‘kötü’ yü seçmesi falan. Güzel reklam olmuş işte, gülümsetebiliyor beni. Bukadar sorun varken memlekette, koca araba markasının ırkçı kökenine felan kafa yoramam. Her gülümsemem yanıma kar.

Hain geceler…

Ve bana bir nöbet daha, bir gece daha devletime. Gözlerim kızarmış, sesim titrek, içim tedirgin, canım sıkık; bana bir nöbet daha. Yastıkla güzel, küçücük başımın buluşmasına çok var. Kafam dolu zaten, buluşsalar ne olucak. Rahat uyuyabilecekmişim gibi 😦 Nice nöbetçilere vukuatsız bir mesai dilekleri ile…

Güney Kore

Beni bilgisayarın önüne kitledi bu Asya ve özellikle Güney Kore dizileri. İlginçler yahu. Komikler 🙂  Nasıl başladım bilemiyorum. Nerden aklıma geldi, niye geldi? Aklında soru olduğunda nereye sorarsın? En kolay bilgiyi nerden alırsın? Google tabiki. Bende Asya dizileri diye girdim. Benim Hırçın Kızım’dan etkilenmiştim, Speddy Scandl’dan da ondan belkide. Bir zat-ı şahane liste yapmış saolsun izlediklerini. Ordan baktım önce Personal Taste’i izledim. Güzeldi, komik 🙂 Ben, iyi bir tv izleyici ve film izleyici olarak arka plana, kılık kıyafete, saçlara çok dikkat ederim. Detaylardır önemli olan. Parçalarda bütün kadar önemlidir kanımca. 16 bölüm boyunca esas oğlanı ne giydirdiler arkadaş, bir ceket çıktı öbürü geldi. Esas oğlanı canlandıran şahış oldukça uzun ve zayıf bir adam, elleri küçücük-en çok bu ikkatii çekti :)- bir de böyle fırfırlı ceketleri giyince olmamış ama diziyi izlerken defalarca durup adamın pantolununa, ceketine baktım. Kıyafetler amacına ulaşmış yani 🙂 Diziyi izlerken esas kızın salaşlığında kedimimi buldum. Pijamalarına bittim, ‘bu’ dedim kendi kendime ‘bir Türk dizisi olsaydı, kız pijamalarının paçalarını çoraplarının içine sokardı’ 😀 zira ben öyle izliyordum. 

Garip, tek sezon çekmişler çoğunu ve de 16 bölümde bitirmişler çoğunlukla. bunlar bizim Yılan hikayesini duymamışlar sanırım 🙂 Neyse, kıs soluklu olunca, esas konu anlatılıyor ve sonuçlandırılıyor. Tadından yenmiyor bölylelikle. Hatırladıkça güldürtüyor ya da hüzünlendiriyor. E Personal Taste bitince Coffe Prince’i buldum çıkardım. Bir diziye bu kadar güldüğümü hatırlamıyorum. 😀 Komşular bu manyak neden kendi kendine gülüyo ki? diye düşünmüştür büyük ihtimalle. Hem güldüm, hem gözlerim sulandı. Bu GÜney Kore dizilerinde farklı bir doku var, farklı bir tad. Bizim alışık olduğumuz çift dinamiğinden çok farklı bir şeye şahit oluyorum öncelikle, adamların birbirine dokuuşu bile farklı yahu. Neyse çok kültürel şok yaşamadan devam edelim. coffe Prince oldukça komik, onu itibari ile ilginç, insanda kafe açma isteği uyandıran bir dizi. Esas adam bomba, baksana. bu resmi görüpte ‘ay kıyamamaaam.’ dememek mümkün mü? Bunlar çekik gözlü ya, snki duyguyu veremezlermiş, böle saman gibi bir dizi çıkar gibi düşünmüştüm, çok yanışmışım. Keramet göz çukurunun boyutunda değilmiş. Her iki dizide de oyunculuk oldukça iyi, hatta beklediğimden iyi.


Hello world!

Welcome to WordPress.com. After you read this, you should delete and write your own post, with a new title above. Or hit Add New on the left (of the admin dashboard) to start a fresh post.

Here are some suggestions for your first post.

  1. You can find new ideas for what to blog about by reading the Daily Post.
  2. Add PressThis to your browser. It creates a new blog post for you about any interesting  page you read on the web.
  3. Make some changes to this page, and then hit preview on the right. You can alway preview any post or edit you before you share it to the world.