Thor…

Nam-ı diğer Mighty Thor, yani Kudretli Thor, ‘hepimizin babası’ Odin’in iki oğlundandır. Pek yakışıklıdır kendisi, asidir, daha devralacağı yönetimin ağırlığını taşıyabilecek olgunlukta değildir ki, babası da bunun farkındadır. Bir de kardeşi vardır, sinsi, gücün peşinde ama iyiymiş gibi görünen. Bu hikaye, tahta oturmak için birbirleri ile yarışan ve çetrefelli bir olgunluk aşamasından geçen kardeşlerin ve güçlü bir babanın ve tabi ki aşık olunan bir kadının öyküsü. Shakespeare tragedilerine oldukça benziyor. Bu çizgi romanı beyaz sinemaya taşıyan yönetmen de zaten Shakespeare uyarlamalarıyla bilinen K.Branagh. Beklentilerim oldukça yüksek gittim filme ama olmadı, olamadı.Nerden başlamalı? 🙂

Hikayemiz, gücü elde etmesi için olgunlaşması gereken fakat buna ihtiyaç duymayan bir karakteri anlatıyor. Bir çok süper kahramanın böyle dönemleri olur. Zira büyük güç büyük sorumluluk demektir. Ve de bir çok süper roman aynı şirketten (Marvel) çıkmadır. Kahramanlarımızın benzer sorunları olur. Herneyse. 🙂 Bu olgunlaşma döneminde işin içine bir kadın giriyor ve aşk başlıyor. Öz bu! Thor’un asi, vurdumduymaz ve çocukça tavırları gayet güzel. Siniri yerinde. Odin babanın (bu karakter için A.Hopkins tam isabet) hayal kırıklığı oldukça inandırıcı. Sürgün sahnesine kadar film iyi. Sürgün edilen Thor’un yeryüzüne de inişi güzel. Vasatlık beşeri ilişkilerin başlamasıyla su yüzüne çıkıyor.

Thor ile bilim insanı, kafayı gezegen dışı canlılara takık bayanımız arasında evrenler arası bir aşk doğacak. Bunu tahmin etmemek sinemaya hakaret zaten 🙂 Bende tahmin ettim, etttim etmesine de ‘ne zaman oldu bu?’ sorularını engelleyemedi ne yazıkki. Thor’un olgunlaşma süreci,yaşanmaya başlayan aşk çok basit anlatılmış. Anlatılmamaış bile denebilir. Belki çizgi romanın okuyucuları için açıktır seneryo ama bizim için değildi. Geçişler basitti.

Buna rağmen filmin dikkat çeken yönleri yok mu? Var tabiki. Öncelikle Thor karakteri için daha uygun bir oyuncu bulamazlarmış. Chris Hemsworth olmuş. Şu sahneyi izledikten sonra ağzımdan  ‘Sen insan mısın?’ cümleleri döküldü 🙂 Haksız mıyım ama? Eğer biri oldukça iri ve baltası ile ooo neler yapabilen bir karakter oynayacaksa, o kişi bu adamdır işte.

Filmin görselleri oldukça iyi. Asgaard için kullanılan dekorlar, kıyafetler oldukça şaşalı. İnsanlık için tanrı olabilen karakterler için uygundu. Bunun dışında yönetmen zaman zaman kamerayı yamuk tutarak görüntü almayı tercih etmiş. Çok güzel etmiş. Çizgi roman havasını kesinlikle veriyor. Çok hoşuma gitti bu detay.

    

Yüzümü güldüren, ‘zekice.’ dedirttiren iki nokta var: 1)Excalibur’a – kahramanlar ister süper olsun ister olmasın hep olgunlaşmalı ve o güce layık olduğunu, diğerlerinin yapamadığı yaparak kanıtlamalı ya. O taştan o baltayı çıkarmalı!- yapılan atıf 2) İron Man’a yapılan atıf. 🙂 Federallerin kendi aralarında ‘Yokedici’yi gördüklrinde ‘stark’ın kilerden mi?’ muhabbetleri filme bir lokum havası katmış. 🙂

Bunun dışında en etkileyici karakter bence ‘Kapıcı’ ydı. 😀 Ses tonu, duruşu. Sanırım en dikkatli Heimdall’ı dinledim. Başarılıydı oldukça.

Sonuç olarak, Thor sen bir Hollywood şişirmesisin. 3 boyutlu olmana hiç grek yokmuş. Boyutsuz da izlenebilirmişsin. Filmin bir sürükleyiciliği var evet ama bu benim süper kahramanları sevdiğimden.  7.6 almışsın. Doğru bir puanlama değil bence. Film tam bir balon.Oyuncular, kıyafetler bile kurtarmıyor. Güzel bir uyarlamadan çok çerezlik film sınıfında. Filmin sonu sanki 2. si gelecekmiş gibi hissettiriyor. Bakalım artık. Belki ilişkileri derinleştirmeyi başarabilirler.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s