SECRET GARDEN

SECRET GARDEN- 5. OMURGAN 6. OMURGAN OLSUN! 🙂

SECRET GARDEN, 2010 yapımı, komedisi oldukça yüksek, karakterleri içinizde hissettirebilecek, şapşal kardeşiniz komik duruma düşmüş gibi gülmenizi sağlayabilecek, bir tanecik kız kardeşiniz salya sümük ağlıyormuş gibi hüzünlenmenizi ve onu üzene sinirlenmenizi sağlayabilecek kadar güçlü bir Güney Kore drama örneği.

Dizinin görselleri, bir çok Kore dramasının olduğu gibi çok güçlü. Bu adamın evinde yaşamak ister herkes. Doğal Park gibi bir evi var zat-ı şahanenin. 🙂 Bunun dışında tercih edilen iç mekanlar ve dış mekanlar oldukça etkileyici. Gil Ra İm’in ip atladığı çatı katı, Kim Joo Won’un manzarasında çay içtiği gölcük… Saymakla bitecek gibi değil.  Secret Garden, genel olarak, çok zengin bir adamla, paraya önem vermeyen, fakir bir kadının aşkını anlatıyor. Adam, aile işinden dolayı zengin olduğundan anasının kuzusu olan, annesinin onaylamadığı bir ilişkiye girebilecek yeterlilikte olmayan bunlarla beraber kendini beğenmiş, üstün insan olduğuna inanan, karşısındakini ailesi, eğitimi ve banka hesabına göre değerlendiren, kıl bir adam. Kadın ise, annesi küçük yaşta , babası ise lise çağlarında ölen, devlet tarafından büyütülen (Allah, devletimize zeval vermesin 🙂  ),  dublör olarak çalışan, sıkça yaralanan, yaralamayı umursamayan, kendi ayakları üstünde durabilen, gururlu bir kadın. Çift bir yanlış anlama sonucunda tanışır, adam, ömründe böle bir kadın görmediği için kadından etkilenir ve kadınla ilişki kurmaya çalışır. Kadın ise hayatında ukala, sinir edici ve çoğunlukla kendini aşşağılayan yada aşşağılanmasına neden olan bir adam istememektedir fakat adamdan da kurtulamaz.

 

Adam, başlarda kadından geçici süre etkilendiğini düşnür, fakat her boş kaldığında kadının kılıksız tipini hayaleder. Kadının hayaleti ile yürüyüş yapar, göl kenarında oturur, hatta sohbet eder. Kadın ise adamın ilgisini istemediğini her fırsatta söylesede çift yavaş yavaş birbirine bağlanır. Çiftin birlikte olması için önlerinde çok ama çok engel vardır, fakat nihai sona ererler. 🙂  Kadının babası ölmüş olsa da kızını kollamak ister ve bir büyü yaparak her yağmur yağdığında çiftin ruhlarının beden değiştirmesini sağlar. Böylelikle çift birbirlerine daha fazla bağlanırlar.

Dizinin akılda kalan yeri çok. Öncelikle yan karakterlerden başlamak istiyorum. Dizi ana karakterlere bağlı kalmamış; yan karakterleri oldukça güçlü. Oska’nın bu kadar güçlü bir karakter olacağını tahmin etmemiştim. Geçen bir blogda okudum. Oska’nın çoraplarını satışa sunmuşlar. 🙂 Var olamayan bir şarkıcnın çoraplarını yapmışlar ya. 🙂 Yönetmenin de büyük replikleri olmasa da dizinin ilerleyişine katkısı çok. Oska’nın eski sevgilisi Seul, başlarda zengin koca peşinde bir kadın olsada sonradan toparlayıp adam akıllı biri olabilmiş. 🙂 Sekrete Kim ile Ah Young’un aşkları ise bambaşka. 🙂

Dizide geçen, bahsetmezsem çatlayacağım bir başka nokta ise EŞOFMAN TAKIMLARI. Nerden buldular onları bilmiyorum. Gözlerimize kastın mı var yönetmen?  Nerede kadınsı, çiçekli, leoparlı bişeyler varsa, adamın üstünde. 🙂 Karakterimizin eşofmanlarını pek sevdiği, her fırsatta çok pahalı olduklarını ve bir İtalyan terzi tarafından teker teker işlenmiş olduğunu belirtmesi ve etiketini göstermeye çalışması… 🙂 Unutulacak gibi değil. 🙂 Gil Ra İm’in ‘ o İtalyan terziyi bulursam, geberteceğim.’ demesine kaç dakika güldüm hatırlamıyorum. 🙂

  

Hatırladıkça hala güldüğüm bir başka sahne ise ayak voleybolu oynarken, Kim Joo Won’un topa vuramayışı, toptan kaçınması ve kendisine tepki gösteren takım arkadaşlarına ‘Yüzüme geliyo!!!’ diye bağırmasıdır. 🙂 Yazarken bile gülüyorum. 🙂 Hyun Bin’in ruhlarnı değiştirdikleri sahnelerde, oldukça feminen olduğunu düşünüp, kendisini takdir ediyorum. 🙂 Gil Ra İm’in ‘ölmek mi istiyorsun?’ , ‘5. omurgan 6. mı olsun?’, ‘Çıldırdın mı?’ ‘ Dayak mı istiyorsun?’ gibi tehditleri ve bacağa attığı low kicklere bittim. Kendimden birşeyler buldum bu şiddet sahnelerinde. 🙂 😀

Diziyi izleyeli oldu baya. Tekrar izlememi isteseler sorun çıkarmam. 🙂 Özellikle  http://www.asyadizi.com/secret-garden adresinde izlediğim özel bölümden sonra. 🙂 Çok eğlenceli bir bölüm hazırlamışlar ve güzel sahneleri bize hatırlatmışlar. Oyuncuların bazı sahnelerde gerçekten uyuduğunu, hatta horladığını söyleseler inanmazdım. 🙂 Bazı sahnelerin tek çekimde tamamlandığını, yataktan kucaklayarak kaldırma sahnelerinde ki erkek oyuncunun yüzünde ki acıyı… Beğenerek izlenen dizinin perde arkası daha da neşeli oluyor. 🙂 Şöle bir kontrol ettim, hayli uzun yazmışım. İzlemeyen varsa izleyin anacım. Bana hayır duası okursunuz. 🙂 😀

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s