SOURCE CODE

SOURCE CODE – KUANTUM FİZİĞİNİ BİLEN VAR MI?

SOURCE CODE, Duncan JONES’un 7.7 puan almış, akıcı ve kafa karıştırıcı filmi.  Film sevgili oyuncumuz Jake Gyllenhaal’in (böyle soyisim mi olur ya, yazmak için ne kadar uğraştım 🙂 ) bir trende aniden uyanması ile başlar. Az yakışıklı, çokça etkileyici olan oyuncumuz şaşkın böcekler gibi nereye gideceğini bilmez hali, filmin açılışı için oldukça uygun olmuş. Bir röportajında Jake bu şaşkınlığını yönetmenin kulağının içine yerleştirdiği bir kulaklıktan birbirinden bağımsız müzikleri dinletmesine borçlu olduğunu belirtmiş. Bende işe yaradığını, izleyici olarak benimde, ‘Olum ne işin var bu trende?’ dediğimi belirtmekte sakınca görmüyorum.

Filmde farklı atıflar var, yada atıf yok da bende öyle bir izlenim bıraktı. Sevgili esas adamımız neler olup bittiğini anlamamış ve bir eğitimde olduğunu düşünerek trende gözlerini ilk açtığında karşısında durmakta olan bayana ‘ Sen güzel kızsın değil mi? Dikkatimi dağıtmak için. Her simülasyonda bir tane vardır.’ demesi ile Matrix’e dönmüş ve kırmızı elbiseli kızı hatırlamıştım. 🙂 Kendini garip, biçimsiz bir küpün içinde bulan askerimizin ‘Goodwin, sana ihtiyacım var.’ dediğinde ‘Houston, we have a problem.’ dememe engel olamamıştım. 🙂

Film kısaca parelel evrenlere erişim sağlayan bir cihazın içinde, beyninin arka tarafı garip bir şekilde traşlı ve kablolara bağlı, göbek deliğinden aşağısı olmayan, yavrum, garibim, Rapid eye movementını (bunu çeviremedim, istemsiz göz hareketi olabilir, hani uyurken gözler oynar ya o işte.) bol bol gördüğümüz bir askerdir. Askeri Source Code adlı makinaya bağlayarak, benliğini, yaşanmış olan kazada bulunan bir öğretmenin bedeninde uyandırırlar. Amaç saldırıyı yapmış olan kişiyi bulmak ve ikinci saldırısını önlemektir. Asker bir kaza geçirdiğini ve makinaya bağlı yaşadığını, cenaze törenin yapıldığını öğrenir ve hayata geri dönemeyeceğini idrak edince göreve 4 elle sarılır ve görevi tamamlar. Yaptığı pazarlık sonucunda bir kere daha aynı trene yollanacak ve o kişilerin hayatlarını kurtaracaktır. Cihazın muciti bunun bir işe yaramayacağını, kazanın çoktan gerçekleştiğini belirtir ama genede kabul eder. Filmin sonunda bir kötü olmalı değil mi? 🙂 Mucit, cihazına uygun başka birini bulamayacağı gerekçesi ile askeri öldürmeme kararı alır. İşte tam burda Goodvin işin içine girer. Anaç duygular ortaya çıkar ve asker öldürülür. 😦 Üzücü gibi gelsede gerekli bir müdahale bence.

Askerimiz parelel evrende tekrar ve sonkez uyanır, bombacıyı bulur, etkisiz hale getirir, Goodvin’e bir mesaj yollar ve mesajın kendisinden geldiğini anlaması için, kapsülün içinde her uyanışında kendisine söylenen metni içeren bir mesaj atar ‘ Lily awoke in an evening dress…’ , esas kızla öpüşür ve paralel evrende, bir başkasının vücudunda yaşamaya başlar. İşte tam bu esnada vücudun sahibinin benliğine ne olduğu, askerin bilinci açık değilken nasıl olupta düşüncelerinin metne döküldüğü, parelele evrenlerde benim nasıl olduğum soruları ortaya çıkar.  Paralel evren var mı? Varsa içinde ben var mıyım? Varsam daha zayıf, daha güzel ya da daha bilgili miyim? Bu sorular filmin sonunda geçerken aklımdan, film güzelmiş de diyordum. İzlemeyenlere tavsiye edilir, sadece Jake için bile izlenebilir.

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s