LINKIN PARK – A THOUSAND SUNS

LINKIN PARK AŞIK OLMALI…

Linkin Park’ın A Thousand Suns isimli albümünü bu sabah dinledim. Dinlerken ilginç şeyler hissettim. Öncelikle Bir Linkin Park albümü dinleyeceğim için heycanlıydım. Gençliğim onlarla geçti. Bağıra bağıra söyledim şarkılarını, Chester’ın garip saçlarına, gereksizce dar olan pantolonlarına rağmen ilginç buldum kendisini, şarkının en beklenmedik yerinde boynunda ki damarları patlatırcasına şarkıya katılmasını güzel ve yerinde buldum. Sevdim yani Linkin Park’ı, ve şimdiki zaman kipi.

Linkin Park’ı bilmeyen olabilir, genel olarak sevmeyen de olabilir. Bu dünyada Demet Akalın’a ölen insanlar var! 🙂 Bütün bu değişkenlere rağmen Linkin Parkı bilipte In the End’i, Numb’ı, Somewhere I Belong’u ve benzeri şarkılarını bilipte sevmemek, mümkün değil, olmamalı. Olduğuna inanmıyorum, mümkünse eğer o kişilerle tanışmak istemiyorum. Neyse laf dağıldı. Benim için en güzel albüm Meteoraydı. Ayrı bir yeri var. İşte sabahın 08:00’ında Linkin Park’ı dinleyeceğim için, eski anılardan dolayı heyecanlıydım. Heycanlıydım ama beklediğimi bulamadım. Albümü pür dikkat dinledim, hatta kastım kendimi. Chester’ı bekledim, bekledim, bekledim. Beklediğimi bulamadım. İçimden çok da kötü şeyler yazmak gelmiyor, ilişkimiz eski, dilim, elim varmıyor. Albüm bittiğinde aklıma gelen ilk şey ‘Linkin Park aşık olmuş olmalı.’ cümlesiydi. Böylesi yumuşak bir albümün başka nedeni olamaz diye düşünüp, kendi kendime gülümsedim, burukça. Siyasi konuşmalar üzerine okunan şarkılar, yavaş parçalar, çokça konuşma… Dinlediğim albümün sahibini bilmeseydim ‘Bu L.P. albümüdür.’ diyemezdim. Albümde sadece 2 şarkı beğendim: When They Come For Me ve Burning In The Skies.

Belki albüm dinlendikçe sevilen albümler var ya, onlardandır. Olabilir, bu da zamanla belli olacak sanırım. Diyorum ya, elim olumsuz eleştirilere varmıyor, kendime bahane bulmaya çalışıyorum. Bahane bulamadıkça ‘Belki de yaşlanıyorlar.’ yorumunu yapıyorum, kendi yaşlanmama bir selam çakarak. 😦

Bu videoyu eklemeseydim, içim acırdı. Adel’in Rolling Into Deep isimli şahane şarkısını yorumlamışlar. Oldukça ağırbaşlı olmuş, tarzları olmamış ama muhteşem olmuş. Bu şarkının zaten herkese yakışan bir tavrı, üslubu var. Şarkıyı sevenlere John Legend yorumunuda öneririm. Cem Adrian’da söylemeli…

Lafı çok dağıttım ya gece gece. 🙂 A thousand Suns güzel bir albüm olmamış gibi, bana eski tadı vermedi. Zamana bırakıp ilerde tekrar denemeye karar verdim. Hakkımızda hayırlısı.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s