NE CAMDAN AYAKKABI, NE BALKABAĞI…

CINDERELLA’S SISTER-SEVGİLİ DÜNYA,BU GECE DÖNME, DUR

Cınderella’s Sister 2010 yapımı, bir sezon boyunca bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar güldüren, sasarlı demek istemezdim ana karaktere ama sanırım en iyi tanımlama bu olacak bir kızın trajedilerini konu alan bir dizi. Soğuk kalpli kız kardeşin sevebilen ve bunu ifade edebilen bir kadna dönğşme tecrübesi ile karşıkarşıyayız. Saniyeler önce diziyi anlatabilmek için yazdığım koca bir paragrafı sildim. Diziyi öle uzata uzata, karakterlerini inceleye inceleye anlatmak istemiyorum. Bu bir masal uyarlaması. Masalın aslında bulunan camdan ayakkabı ve balkabağı hariç herşey dizzide mevcut.  İyi kalpli baba, saf ve köylü tarafından sevilen kızı, kötü kalpli üvey anne ve cadı kızı, iyilik perisi ve tabiki yakışıklı prens. Bütün karakterler günümüz koşullarına uyum sağlamış durumdalar. Masaldaki gibi gerçeklerden uzak değiller. Üvey anne hayatına pek çok adam girmiş ve tek umursadığı sosyal güvence olan ve sevgisini ifade edemeyen bir kadın. Baba kendi halinde, kalbi sevgi dolu bir adam. Külkedisi  çocuksu ve can sıkıcı derecede saf bir kız. Külkedisi’nin kız kardeşi, yaşadıkları ve sevgisiz annesi nedeni ile savunma mekanizmalarını insanlarla sınırlı iletşim kurma üzerine kurmuş, sinirli ve asi bir kız. Yakışıklı prens aslında yakışıklı da değil, prenste. İyilik perisi Külkedisi’nin kız kardeşini derinden seven ve ona yardım etmeye çalışan bir adam. Artık öle yekten orataya çıkıpta iyilik yapan olmadığından bu rolde tabiki bir çıkar lişkisi olmalıydı.

Neyse, gene uzun oldu 🙂 Diziyi izlemeye bu hafta içersinde başladım ve bugün bitirdim. İlk izlemeye başladığım gece sabah 5’e kadar izlemiştim fakat sonrası pek sarmadı. Dizi pek çok Güney Kore dizisinde olduğu gibi güçlü başlayıp 12.-16. bölümlerde yavaşlayıp son iki bölümde tekrar hızlandı. Artık bu sürece alıştığımdan pek yadırgamadım.

Diziyi bitirdikten sonra hç bişey izleyemedim. Kafamı veremiyorum. Hala aklımda devamlı koşan o mutsuz, kaçmak için fırsat kollayan kız var. Kaçmak asında bukadar kolayken bizi olduğumuz yere bağlayan ne kadar çok ilişkimiz var! Cinderella’s Sister benim için, ağlak eserleri sevmemem ve daha çok komedi türüne yönelmem nedeni ile az sayıda beğenilen ağlaklar listesinde I AM SORRY I LOVE YOU’nun yanında yerini almıştır.  Moon Geun Young ilginç bir yüze ve fevkalade bir oyunculuğa sahip. Özellikle depresif, hüzünlü, acı çeken  ve asosyal roller tam bu dişinin işi. Korku, acı, hüzün, sinir bütün bu yoğun duyguları seyirciye aktarabiliyor. Ben algıladım yani.

Dizinin görsellerine bakarken karlar içinde bazı fotoğraflar gördüm ama dizide yoklardı. Son bölüme kadar bekledim, ha geldi ha gelecekler diye ama yok. 😦 Fotoğraflar oldukça başarılı, filme çekilmiş olsalardı baya iyi olurdu. En son aşşağıda ki videoyu buldum. Dizi yayınlanmaya başlanmadan yayınlanmış, trailer niyetine ama neden? Dizi ile bir tutarlığı yok. G.KOreli senaristler bir garip. Yani  Külkedisi varken kim kızkardeşinin hikayesinni yazar ki? Diziyi izlemeyi bıraktığım zamanlar hep bunu düşündüm. Çok yaratıcı bir ekip olmalı. Acaba bizim Yılan Hkayesi, Ezel, Kuzey-Güney gibi dizilerimizi de adam edebilirler mi? 🙂 Neyse video aşşağıda. Koyması benden izlemesi sizden.

Bu sahneden çok etkilenmiş ve adamın gözlerini aça aça kaçan Eun Jo’ya baktığı yerde bende aynnı tepkiyi vermiştim. 🙂 Böyle saçlarım olsun istiyorum 🙂 Dizide ana karakterimize katılmış olan kaçma dürtüsüne bayıldım. Zaman zaman bende de oluyor fakat ben bir drama oyuncusu olmadığımdan olduğum yerde kalıyorum mecburen

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s