ORİGAMİ

BİR JAPON SANATI DEĞİLDİR. 🙂

Origamiyi Japon kağıt katlama sanatı olarak biliyoruz değil mi? Evet. Fakat bildiklerimiz gerçekler midir? Çoğunlukla hayır. 🙂 Okudum biraz şekerler, araştırdım. 🙂 Sonuçta okuduklarımdan kendi çıkarımımı gerçekleştirdim. 🙂 Şimdi onları yazacağım, hiç bir kronolojik ya da bilimsel dayanağı yoktur.

Kağıdı Çinliler buldu, bunu biliyoruz. Kağıdı Çinlilier bulmuşken kağıt katlama sanatı neden Japonların olsun ki? Bütün insanlık tarihinde bir Japonlar mı katlamış bu kağıdı? Yok, orda başka bir püf noktası var. Çinlilier kağıdı yapmış ve senelerce formülünü saklamışlar ve bir rivayete göre bir kağıt örneği ve formulü bir rahip tarafından Kore ve Japonya’ya götürülmüş ve böylelikle Asyada kağıt yapımı ve kullanımı artmış.

Peki Mısır’ın Paprüsleri? O da baya eski hatta bence Çinden de eski? Bir rivayete göre ölen kralların ayak parmak aralarına katlanarak şekil verilmiş hazine haritaları koyulur, kral öle gömülürmüş. Olur da ölümden sonra hayat varsa, paşam oralarda fakir-fukara olmasın diye. 🙂 E ozaman ilk katlayıcılar onlar olmalı değil mi?

Bence öle. Peki Japonlar neden ORİGAMİ’yi markalaştırmış? 🙂 Origami Kağıt ve katlama kelimelerinden oluşan bir birleşik kelime. Bütün dünya da öle öğrenmiş, öle gidiyor. Samuraylar, onlar sadık, mağrur, gururlu savaşçılar ya aynı zamanda zenginler de tabi 🙂 Boş vakitlerinde kağıt katlarlarmış. Olum erkek adam kağıt mı katlar? Kalk, es-gürle, kes-biç. Yok arkadaş, bu Japonlar garip insanlar. Savaşçıcı bile ince ruhlu olabiliyor. 🙂 Katladıklarını da birbirlerine ‘Bak ben ne katladım, benim katlanmış kağıdım seni ezer geçer.’ dercesine birbirlerine hediye ediyorlarmış. 🙂 Samuray okullarında dersler bile varmış. How to ORİGAMİ 101 🙂 Kağıdın ucuzlaması ve origami ile oluşturulan objelerin kutlamalarda kullanılması, oyuncak olarak kullanılması, zaman zaman aile sembolü olarak kullanılmasından kaynaklı orta sınıf ta katlamaya başlamış. 🙂 Kitap bilem yazmışlar, Katlama Teknikleri. 🙂

Müslümanlar da Origami ile tanışmışlar, tutmuşlarda aslında ama İslamiyette objeler putperestliği anımsattığndan hayvan katlamamayı tercih etmişler, geometrik desenlere yönelmişler. Top felan filan.

İspanyollar da Kağıt Katlama ile tanışıp, sevmişler çok. Kitap ta yazmışlar seneler seneler önce.

Peki ben? Arkadaş ben Japon değilim, Çinli değilim, Mısır değilim, İspanyol (Biscolata yesemde bahsi geçen ülke ile tek temasım harita üzeinde bulmak olabilir.) hiç değilim. Ben nasıl Origami yapayım? 🙂 🙂

image

Yapamadım ağalar, paşalar. Yapamadım. 😦 Bir de üstelik youtube’dan bir video açtım, hem izledim hem yaptım. 🙂 Yukarı da ki fotoğraftaki şekiller kelebek, balık, lotus çiçeği ve kalp olmalıydı. 🙂 Kalp oldu, Lotus oldu, kelebek olur gibi oldu, balık ise tam bir rezalet.  🙂

Aşşağıya sabırlarına saygı duyulacak insanların işlerini de koydum, olur a kolay birşey sanarsanız, bu yanılgıdan çabucak dönün diye. 🙂

2012 NIN ILK YAZLIK TATILI

2012’nin Ilk Yazlik Tatil Denemesi

Bu senenin ilk yazlik tatilini Alanya’da yapiyorum. 4 gunlugune sadece. Kacamak yani… 😉 😉

Memleket guzel, kumsal guzel, deniz guzel… Alanya’nin sahillerine bir Amomavali vurdu, kumsalda yurudu, yurudu, yurudu…

Birak bu ayaklari Amomavali, birak hep mutlu olacaklari yerde yasasinlar. o_O Insan yuruken gercekten de buyun elektrigini atiyor. Yarin sabah kaleye kadar yuruyup, kalede kahvalti yapmayi planliyoruz. 😉 Simdiden aciktim. 😉

BİR GARİP HAFTA

ANA BAŞLIKLAR

  • Gençliği özleme
  • Kilo verme
  • Diş ağrısı
  • Can sıkıntısı
  • İki günlük izin
  • Deniz, güneş, gün batımı
  • Ruh bunaltısı
  • Rahatlama arayışı
  • İstanbul’da konser verecek olan, ergenliğimin en sevilen grubu Red Hot Chilli Peppers’ın hala içime işleyen, ritmimi hızlandıran şarkıları

 

Ana başlıklarım bunlardır. Başlıklar altına sayfalarca yazıı yazabilirim ama hayır, bugün sadece başlıkları vereceğim. Diş ağrısının etkisi altındayım. 😦

ÇİZGİ FİLM KARAKTERLRİ VE GERÇEK HAYAT….

ÇİZGİFİLM, MANGA, ANİME, HER NEYSE HAYAL GÜCÜNÜN KAHRAMANLARI ETE KEMİĞE BÜRÜNÜRSE….

Çok acı. Çok acı bir durum ortaya çıkıyor. İnsanlar gerçekten de yaptıklarının sonucunun sadece bir tokat yada bir tekme olduğunu, ve acıtılan yerde üç beş kuş uçtuktan sonra herşeyin güzel olacağını düşünüyor. Böyle gerzekler benim hayatımda yok mu? Var. 26 yıllık hayatımın en büyük küfürlerini onlara ediyorum. Defolup gidin hayatımdan diyorum ama profesyonel hayatın gerektirdiği üzre hayatının bir yerinde, ne yazık ki, bulunmak zorundalar. 😦

Adamların adını duyasım yok ya, okadar yani. Kendilerine şahıslar olarak hitapediyorum!!!

Daha mutlu, daha iç huzurlu günler, daha akli dengesi yerinde insanlar istiyorum ve bunu benim gibi herkese istiyorum.

BU GÜN PAZARTESİ, YOO :)

PAZARTESİ SENDROMUNA ÇARE OLABİLİR Mİ? OLABİLİR. 🙂

Pazartesileri sevmiyorum, yataktan kalmak çok zor oluyor. Yataklı hizmet veren bir yerde çalıştığımdan haftasonu çok birikmiş iş oluyor. Pazartesi yoğunluktan ve can sıkıntısından bazen tuvalete bile gidemiyorum. Ama değişmeye çalışıyorum. Arada mola vermeye çalışıyorum, rahatlamaya çalışıyorum. Bütün bunlar için farklı yöntemler buluyorum. bu da yeni yöntemim. 🙂 🙂

Pazartesiye Gong YOO ile başlarsan hafta nasıl geçer? Yılbaşında ki mantığı buraya uyarlıyabilir miyiz? Hafta nasıl başlarsa öle geçer? 🙂

Big isimli dizinin ilk trailerı. 🙂 Ben konusunu dahi okumadım daha. Okuyasım yok. Yaşayarak öğrenelim istiyorum. 🙂 Ama başrolde kısa saçlı ve salaş bir kız görmeseydik ,birkez daha, daha iyi olabilirdi. Ama YOO’nun bu klişeyi görünmez hale getireceğine inanıyorum. 🙂 🙂 😀

YAĞMUR; MAYIS’TA YAĞMUR.

Mayıs ayını yarıladık neredeyse, havlar çok ama çok güzel gidiyor derken, denize girme planları yaparken, beni bu havalar mahvederken, sabahın köründe, uykunun en tatlı yerinde yumuşak yumuşak yağmur yağmaya başladı. 🙂 Yağmur sesinde okadar güzel uyudum ki… 🙂 Daha fazla uyumak istedim ama uyuyamadım ki, iş var ki. 😦

Yollara düştüm işe gitmek üzre, Scotty’yi açtım ilk çalan şarkı Cem Adrian-Yağmur’du. Yağmur yağarken, Cem Adria’ın kulağımın dibinde olması muhteşemdi.  🙂

…KİTLESEL İMHA SİLAHI…

AMOMAVALİ KARIŞIKİTANDAN BİLDİRİYOR!

Karışıkistan’ın vatandaşı olmak için başvurup, kitlesel imha silahları yerine kitlesel sessizlik ile etrafımdakilerden kurtulmak, bir ben kalmak istiyorum. Çok mu bunaldım? Hayır. Çok mu yoruldum? Harıy. Derdim ne? Kalabalık!!!

Zihnimin kalabalığı, yüreğimin kalabalığı, iş yerimin kalabalığı… Uzun süredir birşeyler yazmak istiyor ama başaramıyordum, yazmak istediklerim çok ama çoktu ama içinde bütünlük sağlayamamktaydım. Arkadaş şurda günlük tutuyoruz, bütünlük sağlamak zorunda mıyım? Değilim. Bu nedenle fikirsiz fikirler fabrikasi zihnimin kaosuna hoşgeldiniz. 🙂

Pazartesiden beri düşündüklerim:

* Shining Inheritance %47 izlenme rekoru kırmış. 🙂 Nasıl olmuş o ya? Evet hikaye dokunaklı, ağlak, zaman zaman güldürebilen güçlü bir hikaye ama oyunculuk? Dizinin oyuncuları güçlü değil bence. Seung gi tatlı, yakışıklı felan filan diye bilinen bir adam ama oyunculuğu bu dizide güçlü değil. Özellikle ağlak sahnelerde olmamış. En iyi oyunculuğu bence otistik kardeşi oynayan genç gerçekleştirmiş. Başarılarının devamını diliyorum.

* Hayatımda ilk defa düzenli spora gidiyorum. Pilates yapıyorum yaklaşık 2 haftadır. İki haftada iki klio verip daraldım baya. 🙂 Sporda okadar çok terliyorum ve okadar acı çekiyorum ki. 🙂 Olmayan kaslarımı hissetmeye başladım. 🙂 Devam Amomavali devam. 🙂

* İş yerinde stres hiç bitmeyecek ve çalıştığım alanla ilgili olarak iş yerim hiç bir zaman rahat ve huzurlu olmayacak. 😦

*Alanya’ya gitmeli ve denize girmeliyim. 🙂

* Güzel şarkı…

* Scotty, beni hiç bırakma, bende içine hep güzel müzikler atayım, sana iyi bakayım. 🙂 Işınla beni Scotty; Beam me up Scotty 🙂 😀

*2000li yılların en çok kullanılan aksesuarı kesinlikle kulaklık. Bir düşünün, kulaklığı ile yürürken, otobüs beklerken, otobüsteyken, koşarken bir şeyler dinlemeyen var mı? Ben, şahsen şehirler arası bir yere giderken yanıma kulaklık almadan gittiğimde kendimi kötü hissediyorum çünkü otobüste bir sürü film izleme şansını kaçırıyorum. Başkasının kullandıklarını da kullanmaktan hoşlanmıyorum. 😦 Yolculuğa çıkmadan bir gün önce yeni kulaklık aldığım okadar çok ki. 🙂

Oh, söyleyeceklerimi söyledim, rahatladım. Bir daha ki sefere bu kadar biriktirmiyeceğim. 🙂