ALANYA BANA DAR AGALAR!!!

RUH DURUMU: PARÇALI BULUTLU VE GERGİN

Tatilimin ilk kötü günü hayırlı olsun. Sabahtan beri canım okadar sıkkın ki! Göz yuvalarım bile ağrıdı ya, okadar! Günü atlattım ama, az kaldı yani. Nedeni de PSM! Kadın olmak çok zor agalar, çok zor. Tatilde bile regli öncesi sendromu peşini bırakmıyor ve bütün duygu dünyanla oynuyor 😦

Arkadaş, öncesi zor, kendisi zor, sonrası zor!!! Kaderimizde acı çekmek varmış. 😦

Günümü ziyan etmiş gibi hissetsemde tam tatil modundayım. Yavaş ve sakin. Salyangoz kıvamı. Yetiştirilecek işler yok; ne büyük bir rahatlık. 🙂 Yarın tatilin gerektirdiği deniz kum kardeşliğine tekrar başlamak umudu ile…

ASKERİN TEZKERE BEKLEMESİ MİSALİ

GEL LAHMACUN, GEL LAHMACUN…

AÇLIK, AZİZ DOSTUM, HER İNSANIN ÇEKTİĞİ BİR SIKINTI. HER İNSANIN ÇEKMİŞ OLMASI VE ÇEKECEK OLMASI, BENİM DE DAHA ÖNCE TECRÜBE ETMİŞ OLMAM ŞUANKİ AÇLIĞIM İLE MÜCADELE ETMEMDE GRAM FAYDA SAĞLAMIYOR. 😦

BABAM LAHMACUN ALMAYA GİTTİ. ERKEĞİN EVE EKMEK GETİRMESİNİ TAM OLARAK YAŞIYACAĞIZ BUGÜN. AİLE YORGUN VE AÇ. ATA ERKİL ERKEK YEMEK GETİRECEK VE YUVADA BEKLEYENLERİ BESLEYECEK. 🙂

GEL TESKERE, AY PARDON, GEL LAHMACUN… 🙂

I’LL BE BACK! :)

ALANYA’DA İLK GÜN. 🙂

Sabahın köründe deniz kenarnda yürüyüş, güzel bir kahvaltı, Expendables 2, Gülay ablanın ziyareti, baba ile hezimet ile sonuçlanan bir tavla maçı, süper bir akşam yemeği. Daha ne olsun a dostlar? Daha ne olsun? 🙂

Expendables 2’yi daha iyi bir sinema salonunda ve altyazılı i
zleseydim daha memnun olurdum. Türkçe dublaj olmamış ağalar, olmamıııııııııış. Bruce Wİllis’in ağzını açmadan konuştuğunu, Silvester S. nin streoidden etkilenmiş sesini, Arnold’un tuhaf aksanını duyamayınca.  🙂

Genede film ile eğlenmekle beraber çok tat aldığım söylenemez. Film çok sabun köpüğü ve gereksiz kan dolu. Filmde güldüğüm yerlerde var ama. Hemen aşşağıda. 🙂

Arnold kendi ile çok başarılı bir şekilde dalga geçmiş. 🙂

Yarın erken kalkıp kumsalda yürüyüşlere devam etmeli 🙂

RÜYALAR,RÜYLAR GERÇEK OLSA… :)

GÜNAYDIN A DOSTLAR 🙂

Sabahın köründe, illada bir post yazmalıyım derdi içinde, uykudan kalkalı 1 saat anca olmuş bir kadın ne yazar? Rüyalar tabiki. 🙂

Bazı insanlar vardır,i rüya görmezler, gördüklerini hatırlamazlar, anlatamazlar. Ben onlardan değilim. 🙂 Ben rüyalarımı 3 boyutlu, 5 boyutlu hatta 7 boyutlu sinemalar gibi görüyorum. 🙂 Rüyamda annemle konuşuyorum ya mesela, gerçekten de konuşuyorum, kendi sesime kendim kalkıyorum. Zaman zaman kahkahalarım yüzünden uyanıyorum. 🙂 Rüyalarım çoğunlukla Alice Harikalar Dİyarı gibi, rengarenk ve karışık. Yaratıcıyım canım. 🙂 Bazen Terminatör kadar aksiyonlu, zaman zaman Chuky kadar korkunç! Rüyalarım bir alem yani. 🙂

Ve sabahları genelde gece konuşup konuşmadığımı bilirim. Huzursuz bir gece geçirdiysem muhakkak konuşurum. Bu nedenle odayı ilk defa paylaşacağım kişileri uyarırım, gece korkmasınlar diye. 🙂 Çünkü sayıklamıyorum, baya sohbet ediyorum. 🙂 Bir keresinde, Van depremine görevli gittiğim ilk gece, rüyamda Rakı içmek istiyordum ve babam izin vermiyordu. Sabah kalktım odada bir gariplik var. Lan konuştum mu yoksa? Neler söyledim? 🙂 Oda arkadaşım psikolg bana rakı ısmarlamaya sözverdi. 🙂 Babamı ikna etmek için söylediğim bütün cümleleri sesli söylemişim. Hatta arkadaş telefonla konuşuyorum sanmış. 🙂 Okadar. 🙂

Peki bu sabah ne oldu? Ya ben bu yaz çok yoruldum. Hiç izin kullanamadım. Herkes gitti, ben kaldım. Şuanda da işyerindeyim, arife gecesi nöbetçiydim. 😦 Nöbetim zor geçti. Uyku zaten yok, tavşan uykusu. Çocuklar gak dese ayaklanıyorum. Bir de sabah 10’da otobüsüm var, Antalya’ya doğru. Onun stresi var, yetişicem mi? felan. Püf, stresli bir gece yani, yorgunlukta var. Sabah kendimi kanepede ” Anneme gitmek istiyorum.” cümlesini kurarken yakaladım. 😦 Çok acı. ” Kalk Amomavali, son hazırlıkları yap.” dedim kendi kendime.

İçim buruk, Bayram sabahı, bayram kahvaltısında ailemle aynı sofrada olamamanın verdiği bir hüzün var içimde. 😦 Halbuki astrolog S.Miller yılın ilk yarısı kötü, ikinci yarısı iyi demişti. E ikinci yarıya girdik tık yok bende!!.

Tık istiyorum, huzurlu rüyalar, sıcak kumlar, serin sular istiyorum. Bu kısacık bayram tatilinde işyerini hiç düşünmeyeceğim, çalışacağım yani. 🙂

Kendi bayram dileğimi de yazmalıyım, iyi bir yolculuk ve güzel bir tatil istiyorum. Herkesin bayramı, sevdikleri ile ve güzel geçsin umarım.

İYİ BAYRAMLAR, GÜZEL RÜYALAR

NO OYUNU DERKEN?

D&R’IN GARİP KİTAPLARI 🙂

Bu D&R’ı kim kurmuştur ki ya? Hangi zihnini ve ticaret anlayışını sevdiğim insan? 🙂 Bu D&R’ın bir varisi varsa, ona eş olmak, hisselerini paylaşmak istiyorum. 🙂 Düşünsene D&R gibi bir dükkanın var ya. 🙂 Vay anasını, hayat işte o kitap severe güzel ya. 🙂

Gece gece D&R nerden mi çıktı? Nerde D&R görsem uğrarım ben.  Bulunduğum şehir, para durumum asla fark etmez. Orası görüldüğünde girilecek, girildiğinde alışveriş yapılacak bir yer benim için. 🙂 Yaklaşık 1 sene önce Bornova Forum’a gitmiş ve oradaki D&R da saatlerimi geçirmiştim. Bıkmadan. 🙂 Hatta bir çift ergen genç kızın konuşmasına gülsem mi ağlasam mı bilememiştir. Genç kızlar tip itibarı le ‘İnek öğrenci’ profili çizsede, kullandığı sonradna icat edilmiş şivesi ile tiki kızlardı. Ağızlarını yaya yaya, a harfini kısa kesmeden, uzata uzata konuşuyorlardı. “Beni buraya gömün yaaaaa…” Ergenlerle gönül birliği kurduğumuzu hissettiğimden popüler kültürün etkileri okadar canımı sıkmamıştı. Neyse konuyu dağatmayalım, 🙂 demem oki yazlık tatilde bile D&R a girip kitap almışlığım var. Ya yazlık tatilde denize gidersin, havuza gidersin, bara gidersin… Gibi yani. 🙂 Ama yok.

Bir süre önce Aydın D&R da bulunan tezgahların birinde bu kitaba rastladım; ALTI ÇAĞDAŞ NO OYUNU. Önce Bu No Oyunu ne olaki dedim, derken kitabın arkasını okudum ve kitaba takildim kaldım.

3 çeşit Japon Tiyatrosu varmış, bu No Oyunu da bunlardan biriymiş. Ben oldum olası sanatın toplum için yapıldığına ve toplumu yansıttığına inanırım. Bu nedenle Japon Tiyatrosunu ve doğal olarak Japon toplumunu anlatan kitaba kayıtsız kalamadım. Kitabı alır almaz bitirmedim, sakin sakin okudum.

Kitabı aldığıma ( sadece 5 liraya aldım ve kitap 1991 yılı basımı ve baya nostaljik ve egzotik bir havası var. ) hiç pişman olmadım. Etkilendiğim cümleler var, sürükleyerek okudum oyunlar var. ama asıl dikkat çeken, Batı özentisi içindeki yoplumun kendi kültürüne ait bir olguyu yok etme çabası. 😦 Biz de Orta Asya’dan göç ettik ya, bu saçma davranış bizde de var. 😦 Sonuçta, oyunların popüler olmadığı zamanda oyunlara bağımlılığını yitirmeyen ve öğrenci yetştiren ustaların da katkıları ile oyunlar hala ayakta.

Peki bu No Oyunu ne? Genelde kadın oyuncuların olmadığı, oyuncular erkek olduğu, sahnenin hemen yanı başında davulcuların olduğu, oyuncunun yürüş hareketine ve ritmine çok dikkat ettiği, maske giydiği, oyuncuların baba mesleği olarak bu sanatı öğrendiği bir tiyatro türü.

Youtube dan buldum ve dakikalarca izledim. Dikkat dağınıklığı yaşamak oldukça zor, maske, makyaj, sesler ve davullar seni kolaylıkla konunun içine sokabiliyor.

Kşitabı bulmanızı ve okumanızı, No Oyunlarını kısada olsa izlemenizi tavsiye ederim. İlginç bir deneyim olacağı çok açık. 🙂

AĞZIMIN İÇİ…

AĞZIMIN İÇİ YARA OLDU A DOSTLAR. 🙂 ANNEMDEN BİR UYDURUK TARİF ALDIM, KARBONATLI SU İLE GARGARA YAPMAK GEREKİYORMUŞ. MUŞ. MUŞ.

ÖF, TADI DA OLE KÖTÜ Kİ ANLATAMAM!!! AMA, GENE DE, AĞZIMIN YARASINA, YEMEK YERKEN ÇEKTİĞİM ACIYA RAĞMEN KISA SÜRE SONRA ALANYAYA GİTMENİN VERDİĞİ BİR RAHATLIK VAR İÇİMDE. 🙂

ANNE, BEKLE, GELİYORUM. 🙂 🙂 BİLİYORUM Kİ ANAMI GÖRÜNCE, BABAMI,ABİMİ GÖRÜNCE YARA MARA KALMIYCAK AĞZIMDA. 🙂

ANGUT MU DEDİN?

ARGONUN LİTERATÜRÜ… 🙂

Argonun literatürü mü olur? Olur. 🙂 Hatta bu literatür, bilimsel literatürün aksine oldukça hızla ilerler. 🙂 🙂 🙂 Önce arkadaşlarınıza kanka diye seslenirsiniz, kısa süre sonra artak, bir bakmışsınız arkadaşlarınıza müdür diyorsunuz, ardından sizi hacı diye çağırmaya başlarlar. Argonun yaşam döngüsü oldukça hızıdır. Bunu herkez biliyor. Benim ilgimi çeken argo kelime ise angut!

ANGUT! derse biri size ne anlarsınız? Aptal, saf, mal mal bakan, aklı yetmeyen… Ve benzeri… 🙂

Halbu ki öyle mi? Angut dediğin saf bir kuşcuk. Hem de pek güzel bir kuş. Fiziksel güzelliğinin dışında yüreği de güzel yavrumun. 🙂

Güzelliğe bakar mısın? Çok saf ve nazik gözükmüyo r mu? Aslen Angut çok ürkek bir kuşmuş, pırt diye kaçarmış. Ürkek Angut, eşinin ölmesi üzerine, eşinin ölü bedenini, yırtıcı bir hayvan gelse bile terketmezmiş. 😦

Yüreğine sağlık Angut. 🙂 Senin ismini kirletenler utansın.