BEING UNIQUE!!!

BU YAZININ MOTTOSU BEING ORDINARY IS UNIQUE

Öyle bir zamanda yaşıyoruz ki herkesin ilginç bir yanı olması gerekiyor. İlginç, farklı olmadığınız zaman yok gibi birşeysiniz. Muhakkak farklı bir hoby, hava atacak bir alışkanlık-ilgi alanına sahip olmalısın, yüksek eğitim yapmış olmalısın. Nedir bunun temeli? Sıradanlıktan uzaklaşma çabası, kendisinden tatmin olma isteği, popüler kültüre dahil olmama endişesi. En önemlisi mülkiyet kavramı ve getirdikleri sanırım. Ben olmalıyım, başkalarının sahip olmadıklarına sahip olmalıyım, hatta onlardan daha iyi olmalıyım. Yazdıklarım kişisel gelişimi desteklemeyen bir tavır olarak algılanmasın, çok destklerim hatta. Karşı çıktığım sıradan olmama çabası içersindeyken kendini parçalayan ve ironik biçimde sıradanlaşan insanlar.

Sıradışı isen zaten bunu engelleyemezsin, sıradışı isen zaten bunun için fazla çaba sarfetmeye ihtiyaç duymazsın, öylesindir zaten; istem dışı. 🙂 Sanırım şuanda sıradışı, farklı olmayan, sıradan insanlar gayet sıradışı oluyorlar, istemeden. 🙂 Sıradışılığa nasıl mı geldim? Orta halli bir film izleyip, filmin varoluş amacını aşan eleştirel düşünceler diyarına daldım. 🙂 Yapıyorum bunu. 🙂 Bazen de tamamen eleştirel filmleri ikinci kere hiç düşünmüyorum. 🙂 Öyle de sıradışı bir kadınım. 🙂 🙂 😀

ORDINARY LOVE- SIRADAN AŞK

Filmin kaç yapımı olduğunu bilmiyorum, film demek de yanlış aslında 4 bölümlük uzun bir dizi. Drama Special ayağı altında bir çok benzeri var. 🙂 Kafa dağıtma amacı ile izlenesiler. Kısaca ağabeyinin katilini ararken, katilin kızına aşk besleyen ve beslenen aşkın da karşılık bulduğu fakat mutlu sonlanmamak ile mutlu sonlanmak arasında karar veremeyen bir film.

Filmin oyuncuları göze batacak seviyede değil, senaryo aman aman güçlü değil buna rağmen gözümü kırpmadan izledim. 🙂 Çok büyük de bir rahatlama yaşadım hatta. 🙂

Esas kız katil bir babanın kızı olmanın yarattığı sosyal baskıyı dibine kadar yaşamaktadır ve bir dışlanmış dişi olarak hayatını idame etmektedir. Senelerdir polisten kaçan babasını görmemektedir ve büyük bir özlem çekmektedir, aynı zamanda babasının katil olmadığına inanmaktadır. Esas oğlan ise annesinin dırdırları üzerine abisinin katilini bulma umudu ile şehre gelen ve esas kız ile çaktırmadan ilişki kuran ve bu süreçte aşık olan bir adam. Esas karakterlerimiz hasarlı biraz. Kadın kendini suçlu hissettiğinden sosyal ilişki kurmaktan çekinir, adam ise annesinin kendisini sevmediğine inanır ve sağlıklı bir aile ilişkisi geliştiremezler.

Kadın çok kararlıdır ve ne istemediğini bilir bu nedenle adamın kim olduğunu öğrenince iletişimi sonlandırmayı dener. Çift kızın babasının katil olmama ihtimalini uyandıran bilgiler elde etmeleri sonucunda çift bunu kanıtlamak için iletişimi koparamazlar. kadın kendini daha da kaptırır ve doğal olarak daha çok yaralanır. Sonunda kadının babasıın katil olduğu ortaya çıkar ve kadın adamla ilişkisini, içi istmese de tamamen sonlandırı. Adam ‘kaçak.’ der, kadın ‘nereye gidersek gidek, ben bubamın kızıyam.’ der. Çiftin aslında yoğun yaşanmamış aşk hikayesi biter. 🙂 En sonunda adam telefonda birine sıradan bir kadın tarafından terkedildiğini söyler, kadın bir süre ağlar,sızlar ama iyileşme sürecini tamamlar ve eskisinden daha mutlu olur. Çiftin yolları bir süre sonra keşicek gibi olur fakat birbirlerini görmezler ama biz her ikisinin de mutlu olduğunu görürüz. 🙂

Aslında çok da başarılı olmasa da film beni çok etkiledi. Hatta ağlattı. 🙂 Böle hıçkıra hıçkıra değil ama sırım gibi ağladım, sessiz ve sedasız. Aktılar sadece, hem burnum hem gözümün yaşı. 🙂 Belki duygusal rahatlık yaşadığımdan, belki kadının kararlılığını kendime benzettiğimden, belki her ikisinin de hasarlı oluşu ve birbirlerinde ki hasarları görmeyişlerinden etkilendiğimden, belkide hepsi birden filmi çok beğendim. Tekrar İzleyebilirim. Aynı derece etkilenir miyim? Bilmiyorum. 🙂 Ama tekrar izleyebilirim, kafa dağıtmak, toz penbenin yumuşaklığında bir film izlemek isteyenelere şiddetle önebilirim. 🙂

Son not: söylemesem çatlardım. 🙂 Ben ne sevdiğimden çok ne sevmediğimi biliyorum. Seneler içinde sevdiklerim o dönemki ilgi alanlarıma göre değişse de sevmediklerim değişmiyor. 🙂 İlginç bir durum ama ne yazıkki böyle. Sıradışı mıyım? Amaaaann, kimin umrunda ki?

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s