SENİ YENECEĞİM 2013

NASIL GİRERSEN ÖLE GEÇER SAÇMALIĞINA SON!!!!

Ben 2013’e bütün vücudum kırmızı, şiş ve acılı girdim.

Böle mi geçecek 2013? Yürü git lan ordan; yemezler.

2. satırdaki cümleleri içimden gelerek sölemek isterdim. Söyleyemiyorum ama.

Daha 1 ay dolmadan ben, şiştim, kızardım, ateşlendim, 3 saat içinde 7 kere kustum, yumurtalığımda kist olduğunu öğrendim, yoğun ağrılarım oldu, ağır grip oldum, Bartolin kistim oldu (bilen bilir, illet birşey). Daha Ocak ayı bile çıkmadı yahu!!! Bu nedir anam-babam? 😦

En son dün gittim hastaneye, hormon testi yaptırmaya. Kan aldırmam gerekiyordu ki iğneden korkmam hiç. Okadar çok iğne yedim ki buaralar zaten! Gittiğim hastane kadın ve çocuk hastanesi olduğundan bir odada çocukların, bir odada ise kadınların kanı alınıyordu. Daha kan alma odasına ulaşmadan çocukların ağlamalarını duyabiliyorsunuz. Sanki birileri kollarını kıryormuş gibi ağlıyorlar. 🙂

Ben hiç korkmazdım iğneden küçükken, annem hemşire olduğundan belki de? Neyse, bir tane çocuk gördüm çok şekerdi. Yüzünden acı akıyor, kısacık hayatının en kötü gününü yaşıyor belkide. Anlamaz, boş gözlerle soruyor “Anne, neydesin anne?” gözlerimin önünde bir Sezercik, Yumurcak sanki. 🙂 Anne, neydesin anne? Annesi de dibinde, kan alınmış koluna pamuk bastırıyor. Çocuk okadar korkmuş ki burnunun dibinde ki annesini hastanenin uzak köşelerinde arıyor. 🙂 Bu benim için komik, çocuk için travmatik sahneyi daha fazla izleyemedim, gülümsedim ve devam ettim. 🙂 Kan verme sırasına girdim, çocuklar avaz avaz. Ama birde odadan çıkışları var ki… 🙂 “Olum ben bu iğneleri şeker niyetine yerim.” der gibiler. :)Kan sırasında beklerken ağlak kuzu, annenin bacağına sarılmalar, iç çeke çeke ağlamalar, odadan çıkarken Herkül bizimki. 🙂 Ay konuyu çok dağıttım,ne demeye bunu yazdım bilmiyorum ama şöle bağlayabilirim. Rahatsızlıklarım nedeni ile bir süre işe gelemedim ve bugün ilk işe dönüş günüm. Döndüm mü bilinmez. 🙂 Nöbetçiyim bir de. 🙂 Kader ağlarını benim için örüyor…

2013, seni yeneceğim oğlum. 2012 ağzıma tükürdü, bende senin ağzına tüküreceğim.  Bu sene mutluluk bana abone olacak, huzurda.O  saçma nasıl girersen öle geçer klişesine karşı direniş başlatıyorum. Bugün, bartolini patlamış biri olarak hastalıkları geride bırakıyorum.

Güzel günler göreceğiz güneşli günler
Motorları maviliklere süreceğiz

Yapılacak şeyler çok, gidilecek yerler, izlenecek filmler, yüzülecek denizler, söylenecek şarkılar…

Bütün bunları iç huzuru ile yapacaksın sevgili kova, 2013 senin yılın olacak.

Bana böyle şeylerle gelin astrologlar!

Söylenecek şarkılar demişken muhteşem bir ses buldum şans eseri. Belki bilen vardır, belki de yoktur. Hatunun sesinden huzur akıyor ahali, huzur. Big Baby Driver. Ne demek? Hiç bir fikrim yok, bu ismi koymak için nasıl bir kafaya ulaşmalı bilmiyorum. Tek bildiğim ses tonunun çok dinlendirici olması. Bana ucu bucağı gözükmeyen çeyırları, parlak gökyüzünü anımsattı. 🙂

KİMİM BEN?

BEN KİMİM? NEDEN BURDAYIM?

Genç kadın hastane yatağında, ya da tanımadığı bir salonun kanepesindedir. Birden uyanır ve nerede olduğunu, kim olduğunu bilemez. 🙂 Tam olarak o haldeyim. 2012 yi değerlendirdim, 2013’e umutlarımı bağladım. Bu esnada çalıştım, sinemaya gittim, gezdim, yakın arkadaşlarımdan birini istemeye geleceklerdi yardıma gittim, hastalandım, tekrar hastalandım, kistim olduğunu öğrendim, dayım ameliyat oldu, finallarim vardı… Püs bir sürü tatsız şey, birazcık güzel şeyler. Ama 2012’den hayatta çıkmış olmanın verdiği gururla, hernekadar son saniyelerinde bile yoğun hasta olsam da, 2013’e büyük azimle başladım. 2013’te çok mutlu olucam, karar verdim.

cem2013’ün şimdiye kadar ki en kahkahalı dakikaları Cem YILMAz ileydi. 🙂 🙂 Ayaklarımla yerleri döve döve izledim. Ben Cem YILMAZ’ı sevmezdim. Televizyondaki ropörtajlarına kıl olurdum ama anladım ki dağlar kadar fark varmış. 🙂 Tekrar gidip izleyebilirim. Okadar yani. Turizm Anadolu Liselerini anlatırken abim geldi aklıma. O da öyleydi, bize Fransiz usulü soğan çorbaları felan pişirirdi. 🙂

didim

İş için, zevk için gezdim biraz. Gezerken doğaya doya doya baktım. Anladım ki ben güneşin resminbi çekmeyi seviyorum. 🙂

ev yağmurÇok yağmur yağdı dostlar. Böyle bir soğuğu ben Ankara’da görmedim. Ellerim çatladı, dudaklarım çatladı, kıçım dondu. 🙂

Geçti ama. Bugün hava günlük güneşlik. 🙂yolBir güneş fotoğrafı daha. Çok romantik demi? Güneşin doğuşu, batışı…

Kısa bir özet oldu, yıllık izinden işe dönünce çok hızlı bir tempoya girdim, yaptıkalrımı anlamayacak kadar hızlı. 🙂 Artık yavaşlamalı, sürüşün tadını çıkarmalıyım. 🙂