BİRİ KIŞA DUR DESİN!!!

image

image

Aydın’a geldiğini düşündüğüm yaz gelmemiş! Kış gitmemiş ki yaz nasıl gelsin.
Hala yorgan altında yatıyorum. Hala sıcak su torbası kulanıyorum. Dolu nedir ya? Nisan ayında Aydın’a dolu nedir hayatım, balım, bebeğim? Sevgili mevsimlerim tanrısı dolu nedir ya??
Havanın soğuğuna bir de hastalık eklenince yaz rüyalarıma giriyor.
;( ;(

image

Yaz gel artık bebeğim. Açaydım kollarımı, gel diyeydim.

YARIN’A HAZIRIM.

17:31 RESMEN YARINDIR!!!

Yarını 00:00’dan itibaren başlatmıyorum artık! Yarın 17:31’den itibaren başlıyor artık. Haftanın mesai satai sonu artık haftasonun başlangıcıdır ve memur haftasonun yorgun ama neşeli, bunalmış ama rahatlamış başlar. 🙂 Çünkü iş artık yoktur. Memur kaçar… 🙂 Adios!!!

Aydın’da Garip Bir Gece!

KLASİK MÜZİK Mİ DEDİNİZ? AYDIN’DA?

image

 Bugün yüksek lisans dersim için okuldaydım ve beraber ders aldığımız ve aynı zamanda

Konservatuar’da hoca olan bir arkadaş akşam bir resital olduğunu söyledi. 🙂

“Aydın’da resital? Hayırdır inşallah.” gibi düşünceler ile iki arkadaşım ile resitale gittik.

Bir saat ( benim için oldukça kısaydı) süren dinletiden sonra, kulaklarımız pası silinmiş bir şekilde bir kahve içmeye gittik.

Laf Lafı açtı, üç kadının olduğu yerde tabi ki ilişkiler konuşuldu, gülündü, eğlenildi;

bir de eşliğinde iki kadeh şarap olsaydı tadından yenmezdi. 🙂

Daha güzel günlere, daha büyük kahkahalar, daha güzel müziklere, Aydın’da daha çok sanatlara diyorum. 🙂

Tek cümle ile özetledim aldığım hazzı ve beklentilerimi ama Gabriel Faure’ye değinmeden geçemeyeceğim.

Ben, şahsen, çok bilgili bir klasik müzik dinleyici değilim. Hal böyle olunca da

çok bilinen sanatçıların dışında kalan sanatçılardan haberdar değilim.

Debussy’i severim bir. Birde iste Gabriel Faure’ye takıldım sanki, sanki bana dokundu gibi, bir şey oldu gibi; bir kedi gördüm sanki! 🙂

Hala kulağımda Faure, dilimde ki cümleler karışıyor! Yaşlanan bendeniz Amomavali’nin uykusu geldi gibi sanki!