BETONİSTAN!!!

 

 

AMOMAVALİ’NİN BETONLA İMTİHANI!!!

image

Yaşadığım yerin büyük parkları olsun istiyorum. Parkları sadece park olmasın da böle koruluk havası olsun istiyorum. Haftasonu mesela kitabımı alıp parklara gidip okuyabilmek istiyorum. Ağaçlar, kuşlar, böcekler – her ne kadar bu aralar çevreci olmak tehlikeli ise de – günlük hayatımda olsun, çimenlere basabileyim istiyorum. Buna rağmen işten çıkıp eve giderken karşılaştığım manzaraya bak! Bu nedir ya? Yeteri kadar bina yok mu? OF!!

Ey belediye, ey encümen, ey kapitalizm, lütfen, rica ediyorum, biraz yeşil alan! Bir gıdım ya, azıcık!!! Israrla rica ediyorum.

 

HAYALİMDE SICAK MEVSİMLERDEYİM

KARLAR DÜŞER, DÜŞER DÜŞER AĞLARIM…

Aydın’da kar yağıyor! 🙂 İlginç 🙂 Yerler baya baya kar tuttu ya. Hava buz gibi. Sabah sıcacık yatağımdan kaltığımda, işe gitmek üzere kendimi sokağa atacağım zamanlarda kendimi Side sahillerine gidiyorum, plajlar çok sıcak, ayaklarımın içine, bikinimin içine kum taneleri kaçacak, gözlerim güneşten acıyacak diye motive ediyorum. Kızım diyorum kendi kendime, aslında soğuk  değil. Hava hiç soğuk değil, burnun üşümüyor, ellerin üşümüyor, öksürmüyorsun, hava soğuk değil, acı yok Amomavali, acı yok. Eye Of The Tiger! 🙂

AYDIN’IN İÇİNE ANKARA KAÇMIŞ!

Bu ne soğuktur ey hava durumu, ey meteoroloji?Ege değil mi burası? Bu ne soğuk ya? Memleket terk edilmiş kovboy kasabalarına dönmüş, sokaklarda kimsecikler yok, şans eseri sokakta olanlar da siyah kalın montlarını giymişler, kafalarını, boyunlarını kocaman atkılarla sarmışlar, ellerini eldiven içlerine saklamışlar, birbirlerinin yüzlerine bakmadan, omuzları gergin, boyunları kısılmış bir biçimde yürüyor, acele ediyorlar. Ankara’nın kışı böle olur. Kimsenin başkasını görecek imkanı olmak; herkes bir an önce gitmeye çalıştığı yere gitmek ister. İşte Aydın, cıvıl cıvıl olan bu şehir Ankara’nın soğuk kışlarını yaiıyor. Soğuktan donuyoruz, birbirimize donsuz geceler diliyoruz!