YAĞMUR; MAYIS’TA YAĞMUR.

Mayıs ayını yarıladık neredeyse, havlar çok ama çok güzel gidiyor derken, denize girme planları yaparken, beni bu havalar mahvederken, sabahın köründe, uykunun en tatlı yerinde yumuşak yumuşak yağmur yağmaya başladı. 🙂 Yağmur sesinde okadar güzel uyudum ki… 🙂 Daha fazla uyumak istedim ama uyuyamadım ki, iş var ki. 😦

Yollara düştüm işe gitmek üzre, Scotty’yi açtım ilk çalan şarkı Cem Adrian-Yağmur’du. Yağmur yağarken, Cem Adria’ın kulağımın dibinde olması muhteşemdi.  🙂

Reklamlar

…KİTLESEL İMHA SİLAHI…

AMOMAVALİ KARIŞIKİTANDAN BİLDİRİYOR!

Karışıkistan’ın vatandaşı olmak için başvurup, kitlesel imha silahları yerine kitlesel sessizlik ile etrafımdakilerden kurtulmak, bir ben kalmak istiyorum. Çok mu bunaldım? Hayır. Çok mu yoruldum? Harıy. Derdim ne? Kalabalık!!!

Zihnimin kalabalığı, yüreğimin kalabalığı, iş yerimin kalabalığı… Uzun süredir birşeyler yazmak istiyor ama başaramıyordum, yazmak istediklerim çok ama çoktu ama içinde bütünlük sağlayamamktaydım. Arkadaş şurda günlük tutuyoruz, bütünlük sağlamak zorunda mıyım? Değilim. Bu nedenle fikirsiz fikirler fabrikasi zihnimin kaosuna hoşgeldiniz. 🙂

Pazartesiden beri düşündüklerim:

* Shining Inheritance %47 izlenme rekoru kırmış. 🙂 Nasıl olmuş o ya? Evet hikaye dokunaklı, ağlak, zaman zaman güldürebilen güçlü bir hikaye ama oyunculuk? Dizinin oyuncuları güçlü değil bence. Seung gi tatlı, yakışıklı felan filan diye bilinen bir adam ama oyunculuğu bu dizide güçlü değil. Özellikle ağlak sahnelerde olmamış. En iyi oyunculuğu bence otistik kardeşi oynayan genç gerçekleştirmiş. Başarılarının devamını diliyorum.

* Hayatımda ilk defa düzenli spora gidiyorum. Pilates yapıyorum yaklaşık 2 haftadır. İki haftada iki klio verip daraldım baya. 🙂 Sporda okadar çok terliyorum ve okadar acı çekiyorum ki. 🙂 Olmayan kaslarımı hissetmeye başladım. 🙂 Devam Amomavali devam. 🙂

* İş yerinde stres hiç bitmeyecek ve çalıştığım alanla ilgili olarak iş yerim hiç bir zaman rahat ve huzurlu olmayacak. 😦

*Alanya’ya gitmeli ve denize girmeliyim. 🙂

* Güzel şarkı…

* Scotty, beni hiç bırakma, bende içine hep güzel müzikler atayım, sana iyi bakayım. 🙂 Işınla beni Scotty; Beam me up Scotty 🙂 😀

*2000li yılların en çok kullanılan aksesuarı kesinlikle kulaklık. Bir düşünün, kulaklığı ile yürürken, otobüs beklerken, otobüsteyken, koşarken bir şeyler dinlemeyen var mı? Ben, şahsen şehirler arası bir yere giderken yanıma kulaklık almadan gittiğimde kendimi kötü hissediyorum çünkü otobüste bir sürü film izleme şansını kaçırıyorum. Başkasının kullandıklarını da kullanmaktan hoşlanmıyorum. 😦 Yolculuğa çıkmadan bir gün önce yeni kulaklık aldığım okadar çok ki. 🙂

Oh, söyleyeceklerimi söyledim, rahatladım. Bir daha ki sefere bu kadar biriktirmiyeceğim. 🙂