%100 ÖZGÜVEN

ÖZGÜVEN-KENDİ KENDİNE DUYULAN GÜVEN

Güçlü durabilmek ve bu hayatın tadını çıkarabilmek hatta yıpranmamak için bile gereken en basit kıstaslardan biri özgüven, arkadaşım. Lan yapabilir miyim? Yapamam galiba; şüpheliyim. Bunlara benzer cümleler kurmak zaten kahvede çıkan yollarının sonunu görememeye neden oluyor. Kahvede çıktıysa o yol, ufak adımlarla ya da 4 nala o yola gidilmeli. Buddha usta ne demiş, “Gerçekliğe giden yolda insan iki hata yapabilir: Sonuna kadar gitmemek ya da hiç başlamamak.” 

Hiç başlamamak sanırım daha yaralayıcı, benim için en azından. Başlayıp da bitirememek de can sıkıcı olsa da  ben elimden geleni yaptım, olmadı, evren benden yana değil ve benzeri cümlelerle kendini vicdan azabından uzaklaştırabiliyorsun. 🙂 Yola koyulamama noktasında güven eksikliği olduğunu düşünüyorum. Halbuki bu dünyada önce kendine inanmalı insan. Sen kendine inanamıyorsan kim sana inansın?  Bununla beraber ukala insanlardan nefret ederim. Özgüven ile ukalalık aynı kefeye konmamalı. Ben bilirim, ben yaparım tavrı üstünden hiç düşmeyen insanlar hiç tolere edemediğim tiplerdir ki genelde toleransım çok ama çok yüksektir. Birçok olumsuz davranış biçimini hatta tutumu gözardı edebilmeme rağmen ukala insanlarla aynı ortamın havasını solumaya katlanamıyorum. Kendimi öyle insanlar ile aynı masada düşünmek, o gereksiz tavırlarına şahit olmak ve hatta katlanmak zulüm. 😦 😦 Peki bu kadar ıvır zıvırı neden yazdım. Tek nedeni var. CEM ADRİAN!

Ne alaka? Bakınız şekil 1-a

Cem ADRİAN kendine güvenmeyen bir müzisyen olsa albümünün kapağına ya son modaya uygun giyinmiş olan ya da belki de giyinmemiş olan bir adam koyar, içine de bir sezonda unutulacak şarkılar koyardı. Anlattıklarımın benzerleri yok mu? Dolu. 🙂 Ama adam üstüne fotoğrafını bile koymaya gerek duymamış. İsmi de yeter zaten. En kısa zamanda albumü edinip dinlemeli. 🙂

Reklamlar

YAĞMUR; MAYIS’TA YAĞMUR.

Mayıs ayını yarıladık neredeyse, havlar çok ama çok güzel gidiyor derken, denize girme planları yaparken, beni bu havalar mahvederken, sabahın köründe, uykunun en tatlı yerinde yumuşak yumuşak yağmur yağmaya başladı. 🙂 Yağmur sesinde okadar güzel uyudum ki… 🙂 Daha fazla uyumak istedim ama uyuyamadım ki, iş var ki. 😦

Yollara düştüm işe gitmek üzre, Scotty’yi açtım ilk çalan şarkı Cem Adrian-Yağmur’du. Yağmur yağarken, Cem Adria’ın kulağımın dibinde olması muhteşemdi.  🙂