GDO MU? YEMEZLER!!!

GDO YEMEYİNİZ EY TÜRK HALKI!..

Son çabalar, son ataklar. GDO istemediğimizi, yemeyeceğimizi duyurmamız lazım. Sağlıklı besinler istediğimizi anlatbilmemiz lazım. Bu nedenle …

spacer
Sevgili Amomavali,

Zamanımız azalıyor... Biyogüvenlik Kurulu, 9 yeni GDO’lu mısır türünün ithalatı için karar vermek üzere. Eğer onay verirlerse sırada doğrudan soframıza gelecek gıdalar var. Bunu engellemek için şimdi hemen “Yemezler” sayfanı, istersen profilinden, istersen de Facebook ve Twitter’da paylaş.

Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş

Kampanyayla bugüne kadar 200.000’in üzerinde insana ulaşmayı başardık. Bu sayede kimsenin görmezden gelemeyeceği bir kamuoyu baskısı oluşturduk. Senin gibi düşünen yüzbinlerce insanla birlikte soframızdaki GDO tehlikesini durdurabiliriz, durduracağız.

Kurul kararını vermeden önce daha da fazla insana ulaşmak için ne yapsak az... İşte bu yüzden şimdi her yerde, hiç durmadan “Yemezler” demeliyiz. Ne kadar çok insanı kampanyamıza katabilirsek, sesimiz o kadar gür çıkar. Bu kadar güçlü bir sese, kimse kulaklarını tıkayamaz.

“Yemezler” sayfanı paylaşmanın yanı sıra, senin için hazırladığımız aşağıdaki metni kopyalarak listendeki herkese mail olarak yollayabilirsin:

“Seninle çok önemli bir haberi paylaşmak istiyorum. Sağlığın üzerinde çok büyük zararları olabilecek GDO’lu gıdalar sofrana gelmek üzere. Bunu engellemek için imza kampanyasına katıldım. Sen de sağlığına sahip çıkmak için bu linke tıklayarak tepkini göster: http://www.yemezler.org/?ref=186132

Tehlike çok büyük ve çok yakın… Sağlığımızla oynamak isteyenlere ne kadar ciddi olduğumuzu göstermenin tam zamanı. Şimdi daha fazlası için harekete geç, geç kalma!

Hadi şimdi bir daha, tüm gücümüzle her yerde haykıralım: Yemezler!

Sevgiler,

Tarık Nejat Dinç
Tarık Nejat Dinç
Tarım ve GDO Kampanyası Sorumlusu

Not: Sevgili Amomavali, biliyorsun ki Greenpeace sadece bireysel destekleri kullanarak GDO’nun ülkemize girmesini engellemek için çalışıyor. Miktarı ne olursa olsun senin gibi bireylerin maddi katkılarıyla bu noktaya geldik. Buraya tıklayarak sen de maddi destekçilerimiz arasına katılabilir ve GDO tehlikesinden tamamen kurtulmamıza daha çok yardım edebilirsin.

spacer

 

Reklamlar

GDO MU? HAYIR TABİKİ DE!

GÖYNÜME YEŞİL BİR BARIŞ DÜŞTÜ.

GREENPEACE’in destekçisi olmam üniversite yıllarımın başlarına, Ankara-Kızılay sokaklarında bir kış gününe denk geliyor. Destekçi olmamı isteyen destekçinin doldurduğu form ile, kendi çapımda yardımlarımı sağladım senelerce. Böyle bir organizasyonda tek destek maddi olmamalı. Yapılan kampanyaların duyurulması ve böylelikle oluşturulan tepkinin artmasının da önemli bir destek olduğuna inanıyorum. Bundandır ki mail kutuma düşen bilgilendirme notunu aynen paylaşıyorum. GDO lu ürün yemek istemiyorum. Yeterince hormonmlü meyve-sebze yedik, GDO da eksik kalsın!!!

Yemezler - Greenpeace
Yer misin, yemez misin?
spacer
Merhaba,

Sağlığımızı korumak için acilen harekete geçmemiz gerekiyor! Neden mi? Bir süre önce Biyogüvenlik Kurulu, genetiği değiştirilmiş 9 mısır çeşidinin ithal edilmesiyle ilgili risk raporlarını sitesinde yayınladı. Bugün bu raporlar hakkında görüş bildirmek için son gün.

Dünyamız laboratuvar değil! GDO’lu ürünler, insanlar, hayvanlar ve doğa üzerinde yapılan tehlikeli bir deney. 9 yeni mısır çeşidi ile ilgili görüş bildirmek için son 9 saate giriyoruz. Hem kendimizin, hem de gelecek nesillerin üzerinde bu deneyin yapılmasına izin vermemeliyiz!

Şimdi sen de görüşünü bildirerek sofrana gelecek bu tehlikeye hayır de! Bunun için aşağıdaki örnek metni kopyalarak görüş bildirme formunu doldurman, komite olarak “risk değerlendirme”yi seçmen ve gen ismi kısmına “9 mısır çeşidi için toplu görüş” yazman yeterli olacak.

MON810MON810

Risk Değerlendirme Komitesi MON810 mısır çeşidi ile ilgili raporun hazırlanıp kamuoyu görüşüne açılmasından hemen sonra, 15 Şubat 2012 tarihinde Journal of Applied Toxicology dergisinde söz konusu mısır çeşidinin içerdiği Cry1Ab toksini ile ilgili yayınlanan çok önemli bir makale, MON810 mısır çeşidine dair hazırlanan raporun yeniden değerlendirilerek Biyogüvenlik Kurulu’nun bu mısır çeşidinin yem amaçlı ithalat başvurusunu ivedilikle reddetmesini zorunlu kılmıştır.

Söz konusu makale, bahsi geçen MON810 mısır türüne, mısır kurtlarından korunması amacıyla genetiği değiştirilerek sentezlettirilen Cry1Ab Bt toksinlerin farklı maddelerle birlikte maruz kalındığı zaman insan hücreleri için ölümcül olduğunu ortaya koymuştur (Mesnage ve ark., 2012). Adı geçen araştırmada MON810 varyetesinin sentezlediği protein, mısır yetiştirilirken kullanılması olası olan glyphosate türü herbisitlerle beraber insan hücrelerine maruz bırakıldığında hücrelerin nekroz ve apoptoza uğradıkları görülmüştür. Yani adı geçen mısır türü insanlar için ölümcül sonuçlar doğuracak hücresel olaylara sebebiyet verebilir.

Ortaya çıkan bu yeni araştırma neticesinde MON810 başvurusunun yanında, glyposate direnci içerecek şekilde MON810 ile melezlenen GD mısır hibritlerine verilmiş izinler de acilen iptal edilmelidir.

59122xNK603

Risk değerlendirme komitesi hazırladığı raporda 59122xNK603 çeşidinin ‘…yem olarak kullanılmasının …kayda değer bir risk taşımayabileceğine’ oy çokluğuyla hükmetmiştir. Bu suretle Risk Değerlendirme Komitesi söz konusu çeşidin 1) risk taşıdığını; 2) bu riskin kayda değer olup olmadığına dair ise kesin bir hüküm getiremediğini ifade etmiştir. Bu değerlendirme neticesinde Risk Değerlendirme Komitesi Biyogüvenlik Kurulu’na 59122xNK603 çeşidininin ithaline dair çekimser görüş bildirmiştir.

Bilindiği üzere Biyogüvenlik Kurulu’nun dayanağı olan Biyogüvenlik Kanunu’nun amacı ‘genetik yapısı değiştirilmiş organizmalar ve ürünlerinden kaynaklanabilecek riskleri engellemek’tir. Aynı şekilde, Biyogüvenlik Kurulu’nun, varlık nedeni olan Biyogüvenlik Kanunu’nun dayandığı Biyogüvenlik Cartagena Protokolü’nce ifade edilen yükümlülüğü, yapacağı değerlendirmeleri ve vereceği kararları ihtiyat prensibi (ihtiyatlılık ilkesi / ön tedbirci yaklaşım) çerçevesinde gerçekleştirmektir.

Risk değerlendirme komitesince yapılan 59122xNK603 çeşidinin ‘kayda değer bir risk taşımayabileceği’ değerlendirmesi, içinde ‘kayda değer bir risk taşıyor da olabilir’ anlamını ve zımni kabulunü barındırdığı için, Biyogüvenlik Kurulu’ndan net talebimiz bu noktada ihtiyatlılık ilkesini işleterek, ‘riskleri engellemek’ görevini yerine getirmek amacıyla 59122xNK603 mısır çeşidinin yem amaçlı ithalat başvurusunu reddetmesidir.

MON88017

Ne yazık ki MON88017 mısır çeşidine dair hazırlanan Risk Değerlendirme Raporu’nda yer alan yaklaşım, GDO lobisince gerekli ek güvenlik testlerinden muaf tutulmak amacıyla icat edilip ABD’de uygulamaya sokulan ve son derece müphemlik ve çelişki içeren, üzerinde büyük tartışmaların yaşandığı Substantial Equivalence (Tatmin edici ölçüde eşdeğerlilik) kavramının bir uygulamasıdır. Türkiye’de herhangi bir hukuki ve teknik dayanağı olmayan bu tartışmalı kavramın Risk değerlendirme Komitesi Raporu’na sızmakla kalmayıp Rapor’un sonuç cümlesini oluşturması kabul edilebilir bir durum değildir. Ülkemizdeki Risk Değerlendirme Komitelerinin amacı, risk değerlendirme mekanizmalarını engellemeye yönelik bu tarz lobicilik ürünü kavramları dayanak olarak kullanmak değil, bağımsız ve nesnel risk değerlendirmelerinde bulunmaktır.

MON88017 Risk Değerlendirme Raporu’ndaki bu eksiklik, Rapor’un referans verdiği yayınlarda da kendini göstermektedir. Rapor neredeyse tamamıyla, bilimsel bir yanı olmayan çeşitli kurum raporlarına veya hakemli olmayan ve/veya yayın kurulunda GDO çalışması yapan biyoteknoloji şirketlerinin temsilcileri bulunan akademik dergilerde yayınlanan makalelere dayanmaktadır. Örnek vermek gerekirse, Food and Chemical Toxicology dergisinin yayın kurulunda yönetici editör olan 3 kişiden biri Pioneer şirketinin çalışanı olduğu görülmektedir. Benzer şekilde Environmental Biosafety Research dergisinin yayın kurulunda 1 adet Syngenta, 1 adet de Dow Agrosciences temsilcisi bulunmaktadır. Bunun da ötesinde, komite raporunda GDO endüstrisinin herkesce bilinen baskı örgütü olan ISAAA’ya referans verilmesi, MON88017 çeşidine dair Risk Değerlendirme Raporu’nu hazırlayan komitenin iyi niyeti konusunda şüphe oluşmasına yol açma tehlikesi yaratmaktadır.

Üzülerek müşahade ediyoruz ki, Substantive Equivalence kavramınca şekillenmiş, GDO endüstrisi temsilcilerinin yer aldığı akademik dergilerde yayınlanan makalelere dayanan, ve hakemli akademik dergilerde yayınlanmış bağımsız araştırmalara yer vermeyen MON88017 Risk Değerlendirme Raporu, bu sebeplerle risk değerlendirmesini kaçınılmaz ölçüde eksik gerçekleştirmiştir. Bu haliyle MON88017 mısır çeşidinin yem amaçlı ithal başvurusuna onay alması mümkün olmamalıdır. Risk Değerlendirme Komitesi’nce zararsızlığı kesin olarak tespit edilemeyen MON88017 mısır çeşidi raporda da belirtildiği gibi oldukça büyük zarar, dolayısıyla da insan, hayvan ve çevre sağlığı için ciddi ve geri dönüştürülemez hasar riski barındırmaktadır. Zararsızlığı ispatlanana kadar bu çeşide karşı temkinli yaklaşmak ihtiyat prensibinin bir gereğidir.

MIR 604

Bu çeşit oldukça yeni bir çeşit olup, Syngenta firmasının müracaatı üzerine 2006 yılında Avustralya’da, 2007 yılında Japonya, Kanada ve ABD’de, 2009 yılında AB’de, ilgili yetkili kuruluşlar tarafından gıda ve yem olarak kullanılması onaylanmıştır. Ancak, Komite Raporu’nda da belirtildiği gibi, bu çeşitle ilgili, yem olarak kullanılması halinde ortaya çıkabilecek riskler konusunda yeterli veri bulunmamaktadır. Bu doğrultuda, tehlike içermediğine dair yeterli veri bulunmayan MIR 604 mısır çeşidine Biyogüvenlik Kurulu’nun İhtiyatlılık ilkesi çerçevesinde yaklaşarak söz konusu mısır çeşidinin ülkemizde yem amaçlı kullanımının onay vermemesi gerekmektedir.

T25

Risk Değerlendirme Raporu’nda belirtildiği gibi,bu çeşitle ilgili hayvan beslemesine yönelik sınırlı sayıda bilimsel yayının bulunmaktadır ve bu yayınlarda da deneysel çalışma sonuçlarına dayalı değerlendirme parametrelerinin eksik ve/veya yetersizdir. Bu konudaki deneysel çalışmaların söz konusu çeşidin hayvan beslemede kullanımı için karar vermek üzere yeterli olmadığı sonucuna varan bilimsel komite görüşü uyarınca, Biyogüvenlik Kurulu’nun ihtiyatlılık ilkesi çerçevesinde T25 mısır çeşidinin ithaline onay vermemesi gerekmektedir.

MON863

Risk Değerlendirme Komitesi Raporu’nda da belirtildiği üzere, MON863 mısır çeşidi ile ilgili kaynaklar dikkate alındığında; hepato-renal toksisite başta olmak üzere, dalak, immün sistem, genito-üriner sistem dahil çoklu organ ve sistem zedelenmesini rapor eden yayınların varlığı, nptII antibiyotik direnç geni taşıması ve bu genin bitkiden bakterilere yatay gen geçişinin mümkün olabileceğine ilişkin yayınların varlığı, dikkate alınarak, MON863 mısır çeşidinin yem olarak kullanılması ciddi risk oluşturacağı için Biyogüvenlik Kurulu bu mısır çeşidine onay vermemelidir.

MON863xMON810xNK603

MON863xMON810xNK603 mısır çeşidi ve bu çeşidi oluşturan ebeveynler ile ilgili kaynaklar ve Risk Değerlendirme Komitesi Raporu dikkate alındığında; özellikle MON863 ve MON810 mısır çeşitlerinin hepato-renal toksisite başta olmak üzere, dalak, immün sistem, genito-üriner sistem dahil çoklu organ ve sistem zedelenmesini rapor eden yayınların varlığı, MON863 mısır çeşidinin nptII antibiyotik direnç geni taşıması ve bu genin bitkiden bakterilere yatay gen geçişinin mümkün olabileceğine ilişkin yayınların varlığı, MON810 mısır çeşidinin genetik kararsızlığı dikkate alındığında, MON863xMON810xNK603 mısır çeşidinin yem olarak kullanılması ciddi risk oluşturacağı için Biyogüvenlik Kurulu bu mısır çeşidine onay vermemelidir.

MON863xMON810

Risk Değerlendirme Komitesi Raporu’nda belirtildiği gibi MON863xMON810 mısır çeşidinin ebeveynlerinden MON863 mısırın taşıdığı neomisin direnç geninin (nptII) ileride yaratabileceği sorunlar ile MON810 nun genetik yapı kararsızlığı ve toksikolojik (hepatorenal toksisite ve bağışıklık sistemini baskılayıcı özellikleri) etkileri konusundaki araştırma sonuçları dikkate alındığında, bu konulardaki belirsizlikleri ortadan kaldıracak ilave araştırmalara ihtiyaç olduğu aşikardır. Bu noktada söz konusu çeşide Biyogüvenlik Kurulu’nun ihtiyat ilkesi çerçevesinde yaklaşması zaruridir. Kandı ki MON863 mısırının taşıdığı antibiyotik direnç geninin doğuracağı riskler, MON863xMON810 melez türünün ithalat izin başvurusunun reddedilmesi için yeter şart oluşturmaktadır. Yine MON810 çeşidi nin toksikolojik etkileri ile ilgili yeni ortaya çıkan bulgular ve yayınlanan bilimsel makale bu mısır çeşidinin melezlerinin de izin başvurularının ivedilikle iptalini gerektirmektedir.

MON863xNK603

Risk Değerlendirme Komitesi, MON863XNK603 mısır çeşidinin ve ebeveynlerinin yem olarak kullanıldığı sınırlı sayıdaki araştırma sonuçlarında kontrolle (genetiği değiştirilmemiş mısır) karşılaştırıldığında bu ürünü içeren yemlerle beslenen hayvanlarda bazı biyokimyasal parametrelerde değişikliklerin olmasını önemli bir olumsuzluk olarak değerlendirilmiştir.

Teşekkürler,

Tarık Nejat Dinç
Tarık Nejat Dinç
Tarım ve GDO Kampanyası Sorumlusu