THE PEDRO

PEDRO İLE TANIŞIN… 🙂

Ihım, evet. Doğru okudun, aynen! Pedro yazdım. 🙂 🙂 Soğuk kış gecelerinin düşmanı, üşüyen vücutların sadık dostu. 🙂 🙂

Öle hemen erotik şeyler aklına gelmesin, terbiyesiz!. Kış gecesi dediysek, Pedro dediysek de masum bir şeyden bahsediyoruz yani. 🙂 🙂 😀

Sahip olduğum ve sıkça kullandığım şeylere isim takmaktan hoşlanıyorum.

İpoduma beni sıkıntıdan kurtardığı ve dış dünya ile bağımı kestiği için Scotty demiştim. Işınla beni Scotty babında. 🙂 Zaman zaman kalemlerime de isim taktığım olur. İsimlerin amacı günlük hayatta kullandığım nesneler ile gönül bağım olan nesneleri ayırma çabası. İsimlerin hep erkek ismi olması sanırım bir tesadüf. 🙂

Sıcak su torbama Osman demiştim. Birden bunun adı Osman olsun demiştim. 🙂

Artık ailemde bütün sıcak su torbalarına Osman diyor. Şimdi Osman’dan bahsetmiyorum, artık devir değişti; e tabi Amomavali de değişti. 🙂 Bi değişen Çelik mi olsun canım?

wpid-wp-1390394317403.jpg

Ana konuya geçiyorum: Pedro! Olaylar genç kızın abisinin İspanya’dan kardeşine, çok üşüdüğünü bildiğinden bir sıcak su torbası hediye alması ile değişir.

Kapı acı acı çalar ve sahneye nur topu gibi, yün kaplı, yanında uyuma gözlüğü de bulunan yeni sıcak su torbası girer. Sıcak su torbası, sahneye giren her silahın patlaması metaforuna bağlanarak kendine isim bulur. PEDRO! 🙂

Diyeceksin ki, altı üstü sıcak su torbası, amma abarttın. Öle deme, öle deme. Taş olursun. Regli olduğunda, ağrıdan geberirken yanında kim vardı? Hım? Ayaklarının altına kimi aldın? Grip olduğunda seni kim ısıttı? Sorarım sana? Soğuk kış gecelerinde buz gibi yatakta büzülüp yatarken içinden hiç sıcak su torbası geçmedi mi?

image

Yukarıda da belirttiğim gibi en zor günlerimde benimle olduğundan özel ismi çok hakkettiğine inanıyorum ve Pedro ismi de kendisine pek yakıştı. Yani temelde o da bir yün kılıf ile Osman olduğunu gizleyen bir sıcak su torbası ama bütün erkeklerde özünde öküz değil mi? 🙂 Bari dışını süsleyelim dedim. 🙂 Oldu, oldu. Pedro cuk oturdu, günlük hayatımıza da azıcık baharat kattı.

image

Eğer sizde yoksa bir sıcak su torbası edinin. İsim bulmanızda yardımcı olurum. 🙂

ÇOCUKLUKTAN KALMA -1

Cocukluktan kalma saflığa, neşeye, iyiliğe ve tasasızlığa gene çocukluktan kalma tatlarla selam yollarim. 😉 😉 😉 SCOTTY beni çocukluğum, şokellanin evde yapildiği, anne- anneannelerin koca koca kazanlarda “bişi” yaptiği, çok şekercilerin var olduğu, yeni açılan yaralarımızı üfleyince acılarin geçtiği günlere ışınla. 😉  ;D

image

Ne güzel şeysin sen şemsiye çikolata. 😉 😉

YAĞMUR; MAYIS’TA YAĞMUR.

Mayıs ayını yarıladık neredeyse, havlar çok ama çok güzel gidiyor derken, denize girme planları yaparken, beni bu havalar mahvederken, sabahın köründe, uykunun en tatlı yerinde yumuşak yumuşak yağmur yağmaya başladı. 🙂 Yağmur sesinde okadar güzel uyudum ki… 🙂 Daha fazla uyumak istedim ama uyuyamadım ki, iş var ki. 😦

Yollara düştüm işe gitmek üzre, Scotty’yi açtım ilk çalan şarkı Cem Adrian-Yağmur’du. Yağmur yağarken, Cem Adria’ın kulağımın dibinde olması muhteşemdi.  🙂

…KİTLESEL İMHA SİLAHI…

AMOMAVALİ KARIŞIKİTANDAN BİLDİRİYOR!

Karışıkistan’ın vatandaşı olmak için başvurup, kitlesel imha silahları yerine kitlesel sessizlik ile etrafımdakilerden kurtulmak, bir ben kalmak istiyorum. Çok mu bunaldım? Hayır. Çok mu yoruldum? Harıy. Derdim ne? Kalabalık!!!

Zihnimin kalabalığı, yüreğimin kalabalığı, iş yerimin kalabalığı… Uzun süredir birşeyler yazmak istiyor ama başaramıyordum, yazmak istediklerim çok ama çoktu ama içinde bütünlük sağlayamamktaydım. Arkadaş şurda günlük tutuyoruz, bütünlük sağlamak zorunda mıyım? Değilim. Bu nedenle fikirsiz fikirler fabrikasi zihnimin kaosuna hoşgeldiniz. 🙂

Pazartesiden beri düşündüklerim:

* Shining Inheritance %47 izlenme rekoru kırmış. 🙂 Nasıl olmuş o ya? Evet hikaye dokunaklı, ağlak, zaman zaman güldürebilen güçlü bir hikaye ama oyunculuk? Dizinin oyuncuları güçlü değil bence. Seung gi tatlı, yakışıklı felan filan diye bilinen bir adam ama oyunculuğu bu dizide güçlü değil. Özellikle ağlak sahnelerde olmamış. En iyi oyunculuğu bence otistik kardeşi oynayan genç gerçekleştirmiş. Başarılarının devamını diliyorum.

* Hayatımda ilk defa düzenli spora gidiyorum. Pilates yapıyorum yaklaşık 2 haftadır. İki haftada iki klio verip daraldım baya. 🙂 Sporda okadar çok terliyorum ve okadar acı çekiyorum ki. 🙂 Olmayan kaslarımı hissetmeye başladım. 🙂 Devam Amomavali devam. 🙂

* İş yerinde stres hiç bitmeyecek ve çalıştığım alanla ilgili olarak iş yerim hiç bir zaman rahat ve huzurlu olmayacak. 😦

*Alanya’ya gitmeli ve denize girmeliyim. 🙂

* Güzel şarkı…

* Scotty, beni hiç bırakma, bende içine hep güzel müzikler atayım, sana iyi bakayım. 🙂 Işınla beni Scotty; Beam me up Scotty 🙂 😀

*2000li yılların en çok kullanılan aksesuarı kesinlikle kulaklık. Bir düşünün, kulaklığı ile yürürken, otobüs beklerken, otobüsteyken, koşarken bir şeyler dinlemeyen var mı? Ben, şahsen şehirler arası bir yere giderken yanıma kulaklık almadan gittiğimde kendimi kötü hissediyorum çünkü otobüste bir sürü film izleme şansını kaçırıyorum. Başkasının kullandıklarını da kullanmaktan hoşlanmıyorum. 😦 Yolculuğa çıkmadan bir gün önce yeni kulaklık aldığım okadar çok ki. 🙂

Oh, söyleyeceklerimi söyledim, rahatladım. Bir daha ki sefere bu kadar biriktirmiyeceğim. 🙂

PUT YOUR LIGHTS ON

HEY NOW, ALL YOU SINNERS…

Ben işe gitmek üzere evimden çıktıktan tam 30 dakika sonra iş yerinde olabiliyorum, eğer bir terslik olupta otobüsü kaçırmazsam. İşte bu 30 dakika boyunca Scotty’nin bataryası bitmemiş ise müzik dinliyorum. Kendimi zor bir güne bu şekilde hazırlıyorum. Zaman zaman dinlediğim müzikten kopup çok önemli meselelerimi düşünebiliyor, zaman zaman bu önemli konulardan kopup kendimi müziğe verebiliyorum. Günün duygu durumuna bağlı. 🙂

Bu gün dinlediğim bütün şarkıları beğenerek dinledim ama tam istediğim duygusal tatmini yakalayamadım. İşe geldim, bilgisayarımı açtım ve aklıma gelen ilk şarkıyı fizY.com’a girdim.  Santana- Put your light on 🙂 Şarkının daha ilk saniyelerinde işte budur dedim. 🙂

Şarkı hakkında bir sürü şey yazmışlar, yok şarkının yazarı (Everlast’ın solisti) müslümanmış, ölüm döşeğinde yazmış şarkıyı, islamiyetten bahsediyormuş… Felan filan… Arkadaş şu etiketleme yarışını bıraksak da bir kereliğine sadece şarkıya baksak? Şarkıların altındaki İslamik mesajları 4 gözle aramasak, şarkıcıların kliplerinde ki masonik sembolleri bulup bunları ŞOK ŞOK ŞOK edaları ile sosyal paylaşım sitelerinde paylaşmasak, araba markalarının Nazi kökenini ya da Haçlı Seferlerinde Müslüman öldüren sahiplerini büyük meselelermiş gibi tartışmasak? Bu bahsettiklerimi yapmayan var mı yahu? Rahatsızsan sen yap daha iyisini biz de senden alalım. Yıl 2012 bütün piyasa yahudilerin, hristiyanların, Fransızların, Ermenilerin elinde. Bu gerçeği kabul et, kabul edemiyorsan daha iyisini yap. Öf konuyu çok dağıttım ama Loreal kullanmayalım o Ermeninin gibi yazılar  gördüğümde var ya, tüylerim diken diken oluyor!!!

Neyse konuyu hakkaten dağıttım. 🙂 Şarkının içinde saklı olan mesajları bilmeyerek, Santananın dinini bilmeyerek, klipte gizli mesaj varsa öğrenmeyerek, sadece şarkıyı dinleyerek çok güzel vakit geçirdim. Uluslar arası bir anlayışın olduğu, daha güzel günlere, daha güzel sanat eserlerine…

YAĞMUR VE ADELE

ROMANTİK BİR PAZARTESİ SABAHI 🙂

Bir Pzartesi sabahı daha, bir iş günü daha. 😦 Güzel bir haftasonu geçirdikten, kendime güzel ayakkabı, çanta ve küçük malzemelerim için çanta diktikten ve fotoğraf dersi sınıfımla alana çıktıktan sonra Pazartesi sabahı saat 07:10’da ayaktaydım. Hiç zorlanmadım kalkarken. İlginç. 🙂 Yıkandım, giyindim, hazırlandım ve dışarı çıktım. Aydın’da bir yağmurlu gün daha. 🙂 Şemsiyemde yağmur damlalarının ritmik sesi, kulağımda Scotty, Scotty’de Adele’in muhteşem albümü. 🙂 Bir Pazartesi sabahından daha ne istenebilir ki?

APAÇİ DANSI MI? SHUFFLE MI?

BU BİR ÇELİŞKİDİR VE İŞ BU POST TARAFIMCA YAZILMIŞTIR!

Fikirsiz fikirler fabrikası kelime tamlamasını kendime oldukça yakın buluyorum. Ameliyatımdan sonra Çarşamba günü işe başladım, bir sürü iş birikmiş, ek olarak bir sürü sorun. Daha totişimde yara var kocaman, iltihaplı. Hala sırt üstü yatamıyorum. Yani bunun gibi şeyleri düşünmeliydim yemek hazırlarken ama Scotty’de LMFAO vardı. Kendimi ritme bıraktım. Bu şarkıya bayılıyorum. Şarkı çok eğlenceli, klibi daha da eğlenceli. 🙂 Şarkı ritmine uymaya çalışırken dansta ne kadar başarısız olduğumu düşünüyordum, sonra aklım shuffle dansına gitti ardında dougie ye kaydım ve en son kapanışı apaçi ile yaptım. 🙂

Bahsettiğim üç danstan ilk ikisi çok eğlenceli. İzlemeside yapması da, yapmayı beceremesende. 🙂 Ya apaçiyi anlayamıyorum ama. Neden tek tip bu insanlar? ve neden videolarını yollarda, köprü üstlerinde, benzinliklerde ya da otogarlarda çekiyorlar? Kaçtane Apaçi videosu izledim tahmin edemezsin. Sanki Dünyanın her yerini işgal edicez. Yurt dışına çıkan 1oo Türk’e sorduk 80’i oralarda Apaçi olup videosunu çektiğini ve Youtube a yüklediğini söyledi. 🙂

Danstan çok anlamam ama bu Apaçi bana shuffle ve dougienin karışımı, birazda Anadolu yorumu ile karışması gibi geliyor. Sırayla koydum videolarını. İzleyin. En eğlencelisi kesinlikle LMFOA. 😀

Memleketimin insanları hep yollarda dansediyor. Mahalle düğünü boş yere bir adet olmamış. 🙂

Bitiyorum ya bu şarkıya, özellikle 28 Gün’e benzer bir klip çekmelerine bayıldım.

Bu da eğlenceli olmuş. Glee’den dougie öğrenmek, ilginç olsa gerek. 🙂 bu arada dans figürlerini denedim. Eğer kilo vermeye çalşıyorsan shuffle ve dougie yi öneririm. Kalp ritmini çok ama çok arttırıyor, kalori yakma garantisi var. 🙂