İNANAMIYORUM

YILLIK İZİN BİTER; MEMUR İŞE GERİ DÖNER

Bu aşk burada biter ve ben çeker giderim…

Yıllık izindeyim ağalar. Az kaldı ama yıllık izindeyim. Hala inanamıyorum bittiğine. 😦

Neyse, 4 günlüğüne Alanya’ya gittim ve cenetin bir köşesini yakaladım sanki.

ENIMAGE1355561556753

İşte babamın Aralık ayında yetiştirdiği domatesler ve yaban mersini. 🙂

ENIMAGE1355561686799

ENIMAGE1355657900497Çok uzun zamandır ramen arıyorum ama bulamıyorum. Yaklaşık 4 şehirde büyük marketlere baktım ama bulamadım. Ramei Alanya gibi küçük bir yerde, hemde bukada<r çeşitli bulabilmek, tamda ramenleri getiren şirketin battığına inanmaya başladığım zamanlarda gayet güzel oldu. 🙂 Bir gülücük. 🙂

ENIMAGE1355746077704

Alanya’yı bilen bilir, hatta Antalya’yı bilen bilir. Yağmuru çok fena olur. Bardaktan boşanırcasına yağar ve bir saat sonra bakmışsınız hava 20 derece, günlük güneşlik. 🙂 Bende tam bu durumu yaşadım işte. Alanya’da büyüdüğümden yağmurdan rahatsız olan bir kadın değlim. Yağmurda yürümeyi severim hatta. Aynen öle devam ettim. Yağmurda annemle şemsiyelerimizi aldık kendimizi sahillere vurduk. Memleketin yağmuru bile güzel yahu.

ENIMAGE1355746614875

4 günlük kısa tatilimde en hoşuma gitmeyen şey gece boyunca yağan yoğun yağmurdan sonra plajların haliydi. Denizden neler neler çıkmış gözlerinize inanamazsını. Şşeler, poşetler, koca koca ağaç parçaları, lastikler, ayakkabılar, bira şişeleri, kutu içecekleri saymıyorum bile. 😦 Can sıkıcı olan belediye bunları temizlemediği için bir sonraki yağmurda yada güçlü rüzgarda tekrar denize dönecek olmaları. Alanya Belediyesini göreve çağırıyorum. Plajları sadece yazın, turistler için temizlemeyin, doğa için de temizleyin. Alanya’nın denizi olmazsa bir tane turist gelmez oraya. Biraz ileri görüşlü olmak gerek. Karar verdim bir daha gittiğimde belediyeye dilekçe yazıp bunu belirticem.

Tatilim tabiki sadece yağmurla geçmedi. İki gün yağmur, iki gün güneş vardı. 20 dereceydi hava. Aralık ayında firil firil terledim. 🙂 Alanya ‘yı seviyorum. Turistler yokken daha da seviyprum hatta. 🙂

YAĞMUR; MAYIS’TA YAĞMUR.

Mayıs ayını yarıladık neredeyse, havlar çok ama çok güzel gidiyor derken, denize girme planları yaparken, beni bu havalar mahvederken, sabahın köründe, uykunun en tatlı yerinde yumuşak yumuşak yağmur yağmaya başladı. 🙂 Yağmur sesinde okadar güzel uyudum ki… 🙂 Daha fazla uyumak istedim ama uyuyamadım ki, iş var ki. 😦

Yollara düştüm işe gitmek üzre, Scotty’yi açtım ilk çalan şarkı Cem Adrian-Yağmur’du. Yağmur yağarken, Cem Adria’ın kulağımın dibinde olması muhteşemdi.  🙂