YORGUN NÖBETÇİ

Saat 00:21. Gece oldu ve de geçiyor, gözlerimde uykular, sırtmda ağrılar aklımda ise ödevler!!!

Senin bu yaşında yüksek lisasns neyine ey devlet memuru? Bu yaşta ödev hazırlamalar, sunum yapmalar neyine??

Şimdi, şuanda, aklımda ödevler olmasaydı, fiziki olarak nöbette olmasaydım; ah o gemide bende olsaydım… 🙂

Survivor adalarında, ama barakalarda değilde, güzel otellerde, gün doğuşlarında ve batışlarında olsaydım…

Dünyanın en sorumsuz, en vurdumduymaz, en lakayıt kişisi olsaydım…

Reklamlar

İLK İŞ GÜNÜ

SENDROMLARDAN SENDROM BEĞEN…

Yıllık izin sonrası ilk iş günü. Pazartesi, haftanın ilk iş günü. İlk nöbet.

Bu gün sendrom üstüne sendrom yaşıyorum. İşe adapte olmak zor, aklım hala tatilde, deniz kenarında.

Hayat çok zor ağalar, sorumluluklar çok ağır. Kolay bir şey yok ama hayatı kolaylaştıran şeyler var.  Bir örneği aşşağıda. Ve ben kaçar. Kontrole dilecek şeyler, doldurulacak mesailer, yazılacak raporlar, kısacası yapılacak şeyler var.

BABY GOOD NIGHT

NÖBETÇİNİN KADERİ, KISMETİ VE KARA TALİHİ!

BABY GOOD NIGHT, BEYBİ GUUUN NAAAYYYT. Sadece şu iki cümle beni sabaha yaklaşan gecinin raporunu yazarken işten koparabildi. Çünkü zihnimin tozlu derinliklerinde ben şu anda kocaman duvarları ve bir okada kocaman camları olan, camlarına bembeyaz tüller asılı olan bir evin temiz ve büyük yatağında, dalga sesleri eşliğinde, kafamda hiç bir sıkıntı olmadan derin uykularda uyuyorum. 😦 Gerçekte ise saat 03:30, nöbetteyim ve hala rapor yazıyorum. 😦 Ve okadar talihsizim ki, 7 tutanak tutumamı gerektirecek bir nöbet geçirmekle berber yapmam gerekenler nednei ile huzurla dinlenmeye geçemiyorum. 😦

Şu postu yazarken verdiğim ara bile beni rhatlattı ya. 🙂 Şarkıya gelince, sadece nakarat kısmına takıldım kaldım, yoksa Big Bang sevmem ben.

Amomavali yarım kalmış raporuna geri döner.

RÜYALAR,RÜYLAR GERÇEK OLSA… :)

GÜNAYDIN A DOSTLAR 🙂

Sabahın köründe, illada bir post yazmalıyım derdi içinde, uykudan kalkalı 1 saat anca olmuş bir kadın ne yazar? Rüyalar tabiki. 🙂

Bazı insanlar vardır,i rüya görmezler, gördüklerini hatırlamazlar, anlatamazlar. Ben onlardan değilim. 🙂 Ben rüyalarımı 3 boyutlu, 5 boyutlu hatta 7 boyutlu sinemalar gibi görüyorum. 🙂 Rüyamda annemle konuşuyorum ya mesela, gerçekten de konuşuyorum, kendi sesime kendim kalkıyorum. Zaman zaman kahkahalarım yüzünden uyanıyorum. 🙂 Rüyalarım çoğunlukla Alice Harikalar Dİyarı gibi, rengarenk ve karışık. Yaratıcıyım canım. 🙂 Bazen Terminatör kadar aksiyonlu, zaman zaman Chuky kadar korkunç! Rüyalarım bir alem yani. 🙂

Ve sabahları genelde gece konuşup konuşmadığımı bilirim. Huzursuz bir gece geçirdiysem muhakkak konuşurum. Bu nedenle odayı ilk defa paylaşacağım kişileri uyarırım, gece korkmasınlar diye. 🙂 Çünkü sayıklamıyorum, baya sohbet ediyorum. 🙂 Bir keresinde, Van depremine görevli gittiğim ilk gece, rüyamda Rakı içmek istiyordum ve babam izin vermiyordu. Sabah kalktım odada bir gariplik var. Lan konuştum mu yoksa? Neler söyledim? 🙂 Oda arkadaşım psikolg bana rakı ısmarlamaya sözverdi. 🙂 Babamı ikna etmek için söylediğim bütün cümleleri sesli söylemişim. Hatta arkadaş telefonla konuşuyorum sanmış. 🙂 Okadar. 🙂

Peki bu sabah ne oldu? Ya ben bu yaz çok yoruldum. Hiç izin kullanamadım. Herkes gitti, ben kaldım. Şuanda da işyerindeyim, arife gecesi nöbetçiydim. 😦 Nöbetim zor geçti. Uyku zaten yok, tavşan uykusu. Çocuklar gak dese ayaklanıyorum. Bir de sabah 10’da otobüsüm var, Antalya’ya doğru. Onun stresi var, yetişicem mi? felan. Püf, stresli bir gece yani, yorgunlukta var. Sabah kendimi kanepede ” Anneme gitmek istiyorum.” cümlesini kurarken yakaladım. 😦 Çok acı. ” Kalk Amomavali, son hazırlıkları yap.” dedim kendi kendime.

İçim buruk, Bayram sabahı, bayram kahvaltısında ailemle aynı sofrada olamamanın verdiği bir hüzün var içimde. 😦 Halbuki astrolog S.Miller yılın ilk yarısı kötü, ikinci yarısı iyi demişti. E ikinci yarıya girdik tık yok bende!!.

Tık istiyorum, huzurlu rüyalar, sıcak kumlar, serin sular istiyorum. Bu kısacık bayram tatilinde işyerini hiç düşünmeyeceğim, çalışacağım yani. 🙂

Kendi bayram dileğimi de yazmalıyım, iyi bir yolculuk ve güzel bir tatil istiyorum. Herkesin bayramı, sevdikleri ile ve güzel geçsin umarım.

İYİ BAYRAMLAR, GÜZEL RÜYALAR

BULUNAMAYAN…

BAŞLIK NEREDE? DAĞA KAÇTI?

Nöbetten çıktım, çok yorgunum. Önmde daha çok uzun bir gün var. Ve Temmuz ayında 6 nöbetim var. Bana da yazık değil mi? Hiç birinin de iznini kullanamıyorum, nöbet arkasında çalışmak zorundayım. 😦 Bahtsız bedevi gibi!!!

Şuanda gözlerim şiş, için sıkkın, dışım yorgun ve ben neden burdayım diye gereksiz bir sorgulama yaşamaktayım. 😦 Nöbetin yorgunluğudur diye düşünmek istiyorum ya. Enerjimi geri istiyorum!Bu gün yapılacak okadar çok şey var ki, anlatamam. Ama sıkkıntı yapmak yok,işler olur,yoluna girer,  olduğu kadar. 🙂 Alemin bir manyağı ben miyim ya?

Bu bir elektronik günlük ya bir nevi; kendime Görev veriyorum. gün bitmeden enerjisi yüksek bir post daha yazacağım.

SON SAVAŞÇI…

DAĞILIN, GERGİN NÖBETÇİ GELİYOR!!!

Gerginliği sevmem ben, bu sıklıkla gerilmemi engelemiyor o ayrı bir mesele. 🙂 Gerginliği sevmediğim gibi tartışmaları da sevmem. Bazı insanlar tartışma çıksın, huzursuzluk çıksın diye gözünün içine bakıp seni gaza getirirken ben sakin kalmayı ya da sessiz kalmayı, kibar kibar konuşmayı – dayanabildiğim kadar- tercih ederim. Ama beni de bir adem oğlu doğurdu, benim de sinirlerim var, asabiyetim var. Beni hasta etmeyin, dağılın leeeyyyyyyynnnnnn!!!

Mazaretim var, asabiyim ben! Mazarete sahip olmama lüksüm yok zaten. 😦 Bana bolca mazaret veriyorlar. Vermeyin şekerlerim, bebeklerim, vermeyin! Pişman olursunuz.

Bende bir sigorta var, sinir duygu durumumun biriktiği lobumun gerekli yerinde. Yüksek voltaja dayanıyor, dayanıyor, dayanıyor, daha fazla dayanamayınca atıyor. İşte o atma aşamasında yakınlarımda olma ey insanoğlu!. Olma, hele ki neden sensen hiç olma! Ben Artvinli, ataerkil babasına sinirlendiğinde ‘Adamın asabını bozma!’ demiş bir bireyken, saygı duyduğum, hürmet ettiğim, zaman zaman korktuğum babama bunu diyecek kadar gözümü karartabildiysem, seni paralarım! Hiç de sevmem böle mahalle ağızlarını ama hakkaten PARALARIM!!!

Ama bunun iki yüzlü madalyon olduğunu düşünürsek, birse sigorta atımının farklı bir tepkimesi var. Şöle ki, eğer seni takmıyor, saymıyor ya da sevmiyorsam, beni ne yapsan sinirlendiremezsin. Sen yoksun çünkü benim için. Değer vermediğim insanlarrın hiç bir etkisi yok hayatımda. NÖTR! Bu nedenle neden onlara sinirleneyim?

Şimdi derin nefesler alarak, hayalime güzel şeyler yerleştirerek, pamuk helva gibi neşieli olmaya çalışarak sinirimi yatıştırmalıyım. Yazılacak bir sürü şey var daha. Raporlar, raporlar, raporlar…

MAZARETİM VAR; ASABİYİM BEN!